Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ATR: | Depretmek. Titremek. |
| ATR: | İyi kokulu şeyler sürünmek. |
| ATRAB: | Oyunlar. Eğlenceler. Şenlik ve ferahlıklar. |
| ATRAF: | (Tarf ve Taraf. C.) Gözler. Taraflar. Kenarlar. |
| ATRAK: | (Târık. C.) Gecegelen seyyahlar. |
| ATRAR: | (Turra. C.) Kenarlar, uçlar. |
| ATRAS: | (Tırs. C.) Yazılmış sayfalar. |
| ATRESE: | şiddetle ve zorla almak. Gadap etmek. |
| ATREŞ: | Sağır, işitmeyen. |
| ATRUK: | (Tarik. C.) Tarikler, yollar. |
| İçerisinde 'ATR' geçenler | |
| ALBATR: | f. Yumuşak ve beyaz bir çeşit mermer, kaymak taşı. |
| ATRAB: | Oyunlar. Eğlenceler. Şenlik ve ferahlıklar. |
| ATRAF: | (Tarf ve Taraf. C.) Gözler. * Taraflar. Kenarlar. |
| ATRAK: | (Târık. C.) Gecegelen seyyahlar. |
| ATRAR: | (Turra. C.) Kenarlar, uçlar. |
| ATRAS: | (Tırs. C.) Yazılmış sayfalar. |
| ATRESE: | şiddetle ve zorla almak. * Gadap etmek. |
| ATREŞ: | Sağır, işitmeyen. |
| ATRUK: | (Tarik. C.) Tarikler, yollar. |
| BETATRON: | yun. Fiz: Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir âlet. |
| DIBATR: | Katı nesne. |
| FATR: | Bir şeye başlamak. * İcab eylemek. * Yarık, çatlak. * Yarmak. * Yaratmak. * Oruç tutanın orucunu açması. |
| GATRAFE: | Büyüklenmek, ululanmak, kibirlenmek. |
| HATR: | Devenin kuyruğunu kâh yukarı kaldırıp ve kâh aşağı vurması. |
| HATR: | Ahdini bozmak, sözünde durmamak. |
| HATR: | Atâ etmek, hediye vermek. * Sağlamlaştırmak. |
| HATRA: | Nehirlerde işleyen vapurların iskandil direği. |
| HATRE: | Bir kere emmek. |
| HATREBE: | (Hatribe) Dar gelirli olmak. * Maaş sıkıntısı. * Gevezelik etmek. |
| HATREME: | Sütlü bulamaç. |
| HATREŞE: | Çekirgenin bir şeyi yerken çıkardığı ses. |
| HATRİB: | Daima beyhude ve mânasız konuşan. |
| KATR: | Damlamak. Damlatmak. Damlayan şey. * Develeri katarlamak. * Birisini şiddet ve hiddetle yere çalmak. * Yağmur. |
| KATR: | Darlık. |
| KATRAN: | (Katıran) Siyah, sert kokulu, süretle yanan, hararetli, keskin ve suda erimeyen bir madde. |
| KATRE: | Damla. Su damlası. * Bir damla olan şey. |
| KATRE-İ BÂRÂN: | Yağmur damlası. |
| KATRE-İ GEVHER: | Cevher damlası. İnci tanesi. * Pek kıymetli şey. |
| KATRECU: | f. Bir damla arıyan. |
| KATREFEŞAN: | f. Damla saçan. |
| KATRED (KATÂRİD): | Koyunu ve kuzusu çok olan kişi. |
| KIMATR: | Eşya veya kitab saklanan yer. Kitaplık. |
| KATREFEŞAN: | f. Damla saçan. |
| MATRAH: | (C: Matârih) (Tarh. dan) Mahal, yer. * Tarh olunacak şey, tarh edilecek nesne. * Bir şey atılan yer. |
| MATRAN: | Taç giymiş piskopos. |
| MATRED(E): | Irak eden, uzaklaştıran. |
| MATRİS: | Fr. Dizilmiş harflerin hususi bir mukavva üzerine alınan kalıbı. * Dizme makinelerinde harf kalıbı. |
| MATRUD: | Kovulmuş. Tardedilmiş. Uzaklaştırılmış olan. |
| MATRUDÎN: | Kovulmuş olanlar. Kovulmuşlar. |
| MATRUH: | Tarh edilmiş, çıkarılmış. * Belirtilmiş, konulmuş (vergi) * Temeli atılmış (Binâ). |
| MATRUK: | Gevşek ve uyuşuk adam. * Kuruduktan sonra yine yağmurla tazelenmiş. |
| MATRUŞ: | Traş olmuş. Sakalsız. * Sağır kimse. |
| MÜSTATRAF: | Nâdide sayılmış. |
| MÜSTATRİB: | (Tarab. dan) Neşe, âhenk ve eğlence isteyen. |
| MÜSTATRİF: | (Turfa. dan) Nâdide sayılan. |
| PATRİK: | Yun. Rum ve Ermeni kiliselerinin ruhâni reislerine verilen isim. |
| PATRİKHANE: | Patrik adı verilen Rum başpapazının oturduğu yer. |
| PATRİKLİK: | Osmanlı saltanatı zamanında muhtelif gayr-i müslimlerin dinî ve medenî bazı işlerini idare eden makamlar. |
| RATRAT: | Bir nevi pelte. * Deve su içtiğinde havuz içinde artıp kalan su. |
| SATR: | (C.: Sutur) Satır. Yazı sırası. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ATRAB : | Oyunlar. Eğlenceler. Şenlik ve ferahlıklar. |
| ATA : | t. Baba veya ecdaddan olan büyük. Önceden gelen. * Aynı soyun büyüğü. |