Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AVİZ: | f. Asılan, asılı bulunan. |
| AVİZE: | f. Lamba, fener, gaz veya mumları havi olarak tavana asılan maden veya billurdan süs eşyası. |
| AVİZE-İ GÛŞ: | Küpe. |
| İçerisinde 'AVİZ' geçenler | |
| AVİZE: | f. Lamba, fener, gaz veya mumları havi olarak tavana asılan maden veya billurdan süs eşyası. |
| AVİZE-İ GÛŞ: | Küpe. |
| DİL-AVİZ: | f. Câzib, çekici, gönle asılan. Gönlü asılı tutan, dilber. |
| EŞAVİZ: | Halk. Millet. Nâs. |
| ÇEŞM-AVİZ: | f. Yüz örtüsü, peçe. |
| HEM-AVİZ: | f. Harpte karşılaşan iki kişiden biri. |
| MEFAVİZ: | (Mefâze. C.) Sahralar, çöller. |
| MEŞAVÎZ: | (Mişvâz. C.) Sarıklar. |
| MÜTECAVİZ: | (Cevâz. dan) Hücum eden, tecüvüz eden. Haddi aşan, geçen. * Sataşan, saldıran. * Sarkıntılık eden. * Çok, fazla. |
| MÜTECAVİZÂNE: | f. Tecavüz eder şekilde. Tecavüz edene yakışır halde. |
| MÜTECAVİZÎN: | (Mütecaviz. C.) Tecavüz edenler, sarkıntılık eden kimseler, saldıranlar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AVİZE : | f. Lamba, fener, gaz veya mumları havi olarak tavana asılan maden veya billurdan süs eşyası. |
| AVİ : | Uluyan. Hırlayan. |
| ÂVÂ' : | Şiddet. * Kıtlık, kaht. |