| Kelime | Anlam |
|---|
| AVAL: | Fr: Bir ticaret senedine yazılan kefillik. Böyle bir kefalete girişen kimse. |
| AVAL: | Sersemlik derecesinde saf olma, bönlük. |
| AVALÎ: | Büyük ve sayılı kimseler. Büyükler. Yüceler. Medine etrafındaki semtler. |
| AVALİM: | (Âlem. C.) Âlemler. Cihanlar. |
| İçerisinde 'AVAL' geçenler |
|---|
| AVALÎ: | Büyük ve sayılı kimseler. Büyükler. Yüceler. * Medine etrafındaki semtler. |
| AVALİM: | (Âlem. C.) Âlemler. Cihanlar. |
| HAVALE: | Bir işi veya bir şeyi başka birine bırakma. Ismarlama. * Görmeyi önleyen duvar gibi perde. * Tıb: Küçük çocuklarda veya gebe kadınlarda bazan meydana gelen, baygınlık veren bir hastalık. * Postadan gelen emanet kâğıdı. |
| HAVALE-İ MUACCELE: | Huk: Havale konusunun, behemehal ödenmesi lâzım geldiği şekilde yapılan havale. |
| HAVALE-İ MÜBHEME: | Huk: Havale konusunun, ta'cil veya te'cili beyan olunmadan yapılan havale. |
| HAVALE-İ MÜECCELE: | Huk: Havale edilen şeyin vadesi geldiğinde ödenmesi şeklinde yapılan havale. |
| HAVALENAME: | f. Posta gibi vasıtalarla para göndermek üzere yazılan havale mektubu. |
| HAVALETEN: | Havale suretiyle, havale olarak. |
| HAVALİ: | Çevre, civar, etraf, yöre. |
| HAVLE (HAVÂL): | Çok fazla döndürmek veya dönmek. |
| KAVALİB: | (Kalıb. C.) Kalıplar. |
| LÂVALLAH: | Vallahi hayır. |
| LEDE-L HAVALE: | Havale olunduğu zaman. |
| SAVALİC: | Cirit oynanan eğri sopalar. |
| TAVALİ': | (Tâli'. C.) Kısmetler, bahtlar, tâlihler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| AVALÎ : | Büyük ve sayılı kimseler. Büyükler. Yüceler. * Medine etrafındaki semtler. |
| ÂVÂ' : | Şiddet. * Kıtlık, kaht. |