Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AVEND: | f. Sicim, ip. Senet, delil. Kapkacak. Taht, yüksek mertebe. Satranç oyunu. Evvel, önce, ilk. |
| İçerisinde 'AVEND' geçenler | |
| BİNAVEND: | f. Mâni, engel. |
| ERAVEND: | f. şevk, arzu, istek, taleb. * şan, nam, şöhret, meşhur olma. |
| HÎŞAVEND: | f. Akraba, soysop. |
| HÎŞAVENDÂN: | (Hîşâvend. C.) f. Akrabalar, soysoplar. |
| HUDAVEND: | f. Allah, Hâlık, Rabb. * Sâhib, malik, efendi. * Hükümdar, hâkim. |
| HUDAVENDÎ: | f. Hudavendilik, sâhiplik, hükümdarlık. |
| HUDAVENDİGÂR: | f. Hükümdar, âmir, efendi, sahib. * Osmanlı padişahlarından 1. Murad Han Gazi'nin (1362 - 1389) lâkabıdır ve bu sebeple, şehzadeliğinde valilik yaptığı Bursa vilâyetine de Cumhuriyete kadar bu nam verilmişti. |
| HÎŞAVEND: | f. Akraba, soysop. |
| HÎŞAVENDÂN: | (Hîşâvend. C.) f. Akrabalar, soysoplar. |
| NİHAVEND: | İran'ın batı tarafında meşhur bir şehir adı. * Musikide bir makam. |
| NİHAVENDÎ: | f. Nihavend şehrine ait. Nihavendli. |
| PESAVEND: | f. Kafiye. |
| SECAVEND: | f. Kur'an-ı Kerim'de doğru okunması için yapılan işaretler.Kur'an-ı Azîmüşşan'ı okurken durularak nefes alınacak yerler, âyet sonları ile secavend mahalleridir. Secavend denilen huruf-u rumuziye ise şunları ifade ederler: $ Durmanın lüzumunu gösterir. Bu lüzum şer'î bir lüzum olmayıp, ıstılahî bir lüzumdur. Meselâ: $ Tilâvet eden $ da durur. Sonra $ den devam eder. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AVEN : | Çok sâkin, en sâkin. |
| AVEMEN : | Deve veya at gidişi. * Yüzme. |
| ÂVÂ' : | Şiddet. * Kıtlık, kaht. |