Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
AVL: Feryat, sıkıntı sebebi. Acınma.
AVLAK: yun. Dere. Vadi, su cedveli.
AVLE: Bağırma, feryat.
İçerisinde 'AVL' geçenler
ALÂ-KAVLİN: Bir kavle göre. Bir rivâyete nazaran.
ALE-L-KAVL: Birinin sözüne, iddiasına göre.
AVLAK: yun. Dere. Vadi, su cedveli.
AVLE: Bağırma, feryat.
BE-KAVL: f. Sözüne göre, dediğine göre.
DAVLUMBAZ: Çarkları yandan olan vapurlarda çarkların döndükleri yerleri örtmek için vapurun iki tarafında bulunan iki büyük yarım daire.
DUÂ-YI KAVLÎ: Sözle yapılan dua ki bildiğimiz meşhur duâlardır.
GAVL: (C: Gavâyil) Helâk etmek. * Kin tutmak. * Çok miktar toprak. * Feyizden uzaklık.
HAVELAN-ÜL HAVL: Senenin geçmesi. Senenin değişmesi.
HAVL: Güç. Kuvvet. * Muhit, etraf. * Yıl, sene. * Tahavvül, inkılâb. * Geçmek. * Bir hâlden bir hâle dönmek. * Rücu etmek. * Sıçramak. * Hile.
HAVL-İ HAVELÂN: Zekâtın lüzumu için; bir mal üzerinden, bir sene geçmiş olması.
HAVLA': Gözü şaşı olan kadın. (Müz: Ahvel)
HAVLE (HAVÂL): Çok fazla döndürmek veya dönmek.
HAVLEKA: "La havle velâ kuvvete illâ billah" demek.
HAVLÎ: Bir yıllık.
İCAZET-İ KAVLİYE: Bir kimsenin bir şey hakkında "izin verdim" demesi.
ISPAVLİ: Eskiden gemilerde kullanılan bir çeşit kalın sicim.
KAVL: Anlaşma. Sözleşme. * Konuşulan söz. Söz cümlesi. * İtikad, delâlet. * Tarif. * İlham.
KAVL-İ LEYYİN: Yumuşak söz. Sert olmayan söz. Enâniyetli olmayan söz.
KAVL-İ MÜCERRED: Delilsiz söz.
KAVL-İ RÂCİH: Daha makbul ve daha önde olan söz, kanaat, fikir.
KAVL-İ RESUL: Hadis.
KAVL-İ ŞÂRİH: Mânasını açıklayan söz. Şerheden söz. Tarif. Şerhedenin sözü.
KAVLEN: Söyleyerek. Söz ile. Anlaşarak.
KAVLÎ: Sözle alâkalı. Söz niteliğinde.
KAVLİYYAT: Kaviller, kuru lâflar, boş sözler.
LÂHAVLE: (Lâhavle ve lâkuvvete illâ billâhil-aliyyil azim" cümlesinin kısaltılmışı ki, "Kuvvet ve kudret ancak Cenab-ı Allah'tadır." meâlinde olup bir belâ ve tehlike esnasında veya sabrın tükendiğini açıklamak için söylenir.
MUHAVVİL-ÜL HAVLİ VE-L AHVÂL: Havli, kuvveti ve hâlleri değiştiren, başka şekle sokan Cenâb-ı Hak (C.C.)
MÜTTEFİK-UL KAVL: Söz birliği.
SADIK-UL KAVL: Doğru sözlü.
SAVL: Saldırma, atılma. Saldırış, atılış.
SAVLEC: Misk. * Gümüş.
SAVLECAN: (C.: Savâlic) Cirit oynanılan eğri sopa.
SAVLET: Saldırma. Ani ve şiddetli atılış.
TAVL: (Bak: Tul)
TAVLA: Hayvan bağlanan ahır. (San'at Ansiklopedisinde "Tavla" maddesi: "Hayvanların tavlanması yani istirahat edip çalışacak kıvama gelmesi, kuvvet ve tâkat kazanması için beslendiği yer." şeklinde tarif edilmiştir.)
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
AVLAK : yun. Dere. Vadi, su cedveli.
ÂVÂ' : Şiddet. * Kıtlık, kaht.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...