Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AVZ: | Hâcet. İhtiyaç. Bir şeyin bulunmaması. Fakir. Fakirlik, muhtaç olma. |
| AVZ: | (Avez) (İyâz, meaz, meâze) Sığınma. Sığınak. Melce. Sığınacak yer. |
| AVZEN: | (Zenav) (Kürdçe) Suların biriktiği yer. Havuz, göl. |
| İçerisinde 'AVZ' geçenler | |
| AVZEN: | (Zenav) (Kürdçe) Suların biriktiği yer. Havuz, göl. |
| DAVZ: | Zulmetmek, zulüm yapmak. * Çiğnemek. |
| HAVZ: | Suya girme. * Sakınılacak işe girişmek. * Başlamak. |
| HAVZ: | Seri sevk, yeynilik, sür'atli oluş, hızlılık. |
| HAVZ: | Cem' etmek. Bir şey ilâve etmek. |
| HAVZ: | (C.: Hıyâz) Hususi suretle yapılan su havuzu. |
| HAVZ-I HAYAL: | Hayal havuzu. |
| HAVZ-I KEBİR: | Fık: Büyüklüğü 45 - 50 metre kare genişliğinde olan akmayan, durgun su bulunan havuzdur. Genişliği bu ölçüden küçük olursa ona havz-ı sagir denilir. |
| HAVZ-I KEVSER: | Kevser havuzu. (Bak: Kevser) |
| HAVZA: | Coğ: Açık ve düz deniz kıyısı. Kenar. * Memleket. * Taraf. * Sınır için: Bir şeyin çevresi içinde olan. |
| HAVZA: | Bir hükümetin idaresi altında bulunan bütün ülkeler. |
| HAVZAA: | Kumluktan alınmış bir miktar kum. |
| HAVZAN: | Sarı çiçekli, güzel kokulu bir çiçek. Nilüfer çiçeği. * Tarhun otu. |
| HAVZE: | Nâhiye. * Cemaat, topluluk. |
| HAVZERÎ: | Birbirinden ayrılmayı istemek. |
| KAVZ: | (C.: Akvâz-Akâviz-Kızân) Küçük kum tepesi. * Düşmek. * Bağlamak. |
| KAVZ: | Bozmak. Yıkmak. |
| MAVZER: | Alm. Mavzer adında bir Alman'ın yaptığı çaplı harp tüfeği. Askerlikte kullanılan bir silâh. |
| MÜSTAVZI': | Pazarlık eden. |
| MÜSTAVZİH: | İzâhat isteyen. |
| RAVZA: | Sulu yer, bahçe, bostan, çimenlik yer. |
| RAVZA-İ CİNÂN: | Cennet bahçeleri. Cennetlere giden yol. |
| RAVZA-İ MUTAHHARA: | Fahr-i Kâinat Aleyhi Efdal-üs-Salavat ve Efdal-üt-tahiyyât Efendimizin Kabr-i Şerifiyle Minberin arasındaki saha. |
| RAVZA-İ RIDVÂN: | Cennet. |
| RAVZAT: | (Ravza. C.) Bahçeler. Çimenlik ve ağaçlık yerler. |
| TAVZİF: | Vazifelendirmek, iş vermek. |
| TAVZİH: | Açıklamak. Açık olarak beyanda bulunmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AVZEN : | (Zenav) (Kürdçe) Suların biriktiği yer. Havuz, göl. |
| ÂVÂ' : | Şiddet. * Kıtlık, kaht. |