| Kelime | Anlam |
|---|
| AYAL: | (Bak: Iyal) |
| İçerisinde 'AYAL' geçenler |
|---|
| BEDİA-İ HAYALİYE: | İdeal, ülkü, gaye, mefkûre. |
| GAYE-İ HAYAL: | Hayalde tasavvur edilen ve ona varılması istenen gaye ve maksat. İdeal. |
| HAVZ-I HAYAL: | Hayal havuzu. |
| HAYAL: | (C.: Hayâlât) Zihnen tasarlanan şey. Hakikatı bilinmeyip akılla tasarlanan veya gölgeli görünen şey. * Asıl olmayan ve akıldan geçen fikir. |
| HAYAL-İ BEŞER: | İnsan hayali. |
| HAYAL-İ FENER: | Sihirbaz feneri denilen ve resimli camları olan ve bu resimleri duvara aksettiren fenere benzer bir âlet. * Mc: Son derece vücutça zayıf olan kimseler için kullanılır. |
| HAYAL-İ HÂİL: | Korku ve dehşet veren hayal. |
| HAYAL-İ SEFİD: | f. Beyaz hayal. |
| HAYALÂT: | (Hayal. C.) Hayaller, hülyalar. |
| HAYALÂT-I ÂLİYYE: | Yüksek ve âli hayaller. |
| HAYALEN: | Hayal olarak. Zihinde tasarlayıp canlandırarak. |
| HAYALET: | Göze görünen hayal, karaltı. |
| HAYALÎ: | Hayale âit. Hayale mensub ve müteallik. * Hayal, yahut halk dili ile "Karagöz" oynatanlar. |
| HAYALİYYUN: | (Hayalî. C.) Romantik şâirler, hayalî yazarlar. |
| HAYALİYYUN MEZHEBİ: | Aslı olmayan ve hayalde tasavvur edilen şeyleri, gerçek olduğunu vehm edenlerin mesleği. |
| HAYAL-PEREST: | f. Hayalî şeylerle çok uğraşan. Çok hayal kuran. Dalgın. Olmayacak şeylerle avunan. |
| HAYAL-PERESTLİK: | Kelâmda hakikatı rencide edecek şekilde lüzumsuz hayallere yer vermek. |
| HAYAL-PERVER: | f. Hayale düşkün. |
| PERESTAR-I HAYÂL: | Şâir, ozan. |
| PÜR-HAYÂL: | f. Hayal ile dolu. |
| TAYALİS: | (Taylasân. C.) Başa ve boyna sarılan şallar. * Başa sarılan sarıkların omuzlar üzerine salıverilen uçları. |
| TECESSÜM-İ HAYÂL: | Hayâl görme. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| AYÂ : | Tedavisi mümkün değil, iyileştirilmez. * Kabiliyetsiz, kudretsiz. |
| AY : | (Bak: Ayât) |