| Kelime | Anlam |
|---|
| AYAN: | (İyân) Aşikâr. Belli. Herkesin bilebileceği ve görebileceği. Çiftçi âletlerinden olan saban okunun bileziği. |
| İçerisinde 'AYAN' geçenler |
|---|
| AGAYAN: | Ağalar. |
| BABAYAN: | (Baba. C.) f. Tarikat babaları, şeyhleri. Bektaşi şeyhleri. |
| BAHR-İ BÎPAYAN: | Çok büyük sonsuz deniz. |
| BİL'AYAN: | Açık olarak. Meydanda olarak. |
| BÎ-PAYAN: | f. Sonsuz. Payansız. |
| GEDAYAN: | f. Fakirler. Kimsesizler. Gedâlar. |
| GEDAYANE: | f. Dilencilikle. |
| JAJHAYAN: | f. Saçma sapan söz söyleyenler. Mânâsız ve boş konuşanlar. |
| KAYANE: | Demircilik. |
| MOLLAYANE: | Mollaya yakışır şekilde. Mollaca. |
| MÜŞKİL-KÜŞAYÂN: | f. Zorluğu gideren ve zor işleri halleden kimseler. |
| NA-BİNAYAN: | (Na-bina. C.) Gözü görmeyenler, a'mâlar, körler. |
| NÜMAYAN: | f. Görünen, aşikâr olan, gözükücü olan. Parlayan. |
| NÜMAYANTER: | f. Fazla görünen, en çok görünen. |
| PAYAN: | f. Kenar, son nihayet, uç. * Tas: Ehl-i tarikatın ulaşacağı birlik âlemi. * Akıbet. |
| PİŞVAYAN: | (Pişvay. C.) Reisler, başkanlar. Hâkimler. |
| RAHMET-İ BÎPAYAN: | Sonsuz rahmet. |
| ŞAYAN: | f. Münasib, lâyık, yaraşır. |
| ŞAYAN-I HAYRET: | Şaşmağa değer. Hayret edip şaşılacak şey. |
| ŞAYAN-I İHTİCAC: | Delil ve isbatın makbuliyeti. |
| ŞAYAN-I İSTİMA': | Dinlenilmesi iyi ve münasib olan, dinlenmeğe lâyık. |
| ŞAYAN-I SENAÂ: | Sena edip övmeğe lâyık olan. |
| ŞAYAN-I TEMAŞA: | f. Görülmeğe değer olan. |
| ŞAYANTER: | f. Daha lâyık, çok lâyık. Elyak. |
| TERSAYAN: | (Tersâ. C.) Hristiyanlar. İseviler. |
| ZAYAN: | Yasemin çiçeği. |
| ZURBAYÂNE: | f. Zorbalıkla, zorbacasına. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| AYÂ : | Tedavisi mümkün değil, iyileştirilmez. * Kabiliyetsiz, kudretsiz. |
| AY : | (Bak: Ayât) |