Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AYN: | (C.: A'yan-A'yun-Uyûn) Göz. Pınar, kaynak. Çeşme. Tıpkısı, tâ kendisi. Zât. Eşyanın hakikatı. Kavmin şereflisi. Diz. Altın. Nazar değme. Casus. Her şeyin en iyisi. Muayene etmek. |
| AYN-İ VÂHİD: | Tek gözlü. |
| AYN-EL YAKÎN: | (Ayn-ül yakîn) Göz ile görür derecede görerek, müşâhede ederek bilmek. (Bak: Yakîn)(İman-ı tahkikîde pek çok meratib var. O mertebelerden ilm-el yakîn mertebesi çok bürhanların kuvvetleriyle binler şüphelere karşı dayanır. Halbuki taklidî iman ise bir şüpheye karşı bazan mağlup olur. Hem iman-ı tahkikînin bir mertebesi de, ayn-el yakîn derecesidir ki, çok mertebeleri var. Belki Esma-i İlâhiye adedince tezahür dereceleri var. Bütün kâinatı bir Kur'an gibi okuyabilecek derecesine gelir. Ve bir mertebesi de, hakk-al yakîndir ki, onun da çok mertebeleri var. Böyle imanlı zatlara şübehat orduları hücum da etse, bir halt edemez. R.N.) |
| AYN-ÜL HAYAT: | Hayatın tâ kendisi. |
| AYN-ÜL KITR: | Bakır kaynağı. |
| AYN-ÜL LİKA: | İstenilen kavuşma ve sevilenin tâ kendisi. |
| AYN-ÜR RIZÂ: | Rıza gözü. Kusuru görmeden bakan muhabbet gözü. |
| AYN-ÜS SEVR: | Boğa gözü. Koz: Semânın kuzey yarım küresinde bulunan boğa burcunun en parlak yıldızı. |
| AYN-ÜS SUHT: | Kızgınlık ile bakış, hiddet gözü. |
| AYNA: | (C.: În) Gözü güzel ve iri olan. |
| AYNAN: | Akmak, seyelan. |
| AYNEN: | Bir şeyin aslı veya kendisi olarak. Tıpkısına, hiç bir şeyi değiştirmeden, aynı olarak. |
| AYNİYYAT: | (Ayniyye. C.) Kullanılmaya veya harcanmaya elverişli olup taşınabilen ve para eden şeyler. |
| AYNİYYE: | Göz hastalıkları kliniği. Pahada ağır olan ve taşınabilen şeyler. |
| AYNİYYET: | Bir şey veya şahsın aynı veya kendisi olması. |
| İçerisinde 'AYN' geçenler | |
| ADESE-İ AYNİYYE: | Gözleme merceği. |
| AGMAZ-UL AYN: | (Egmaz-ul ayn) Gözü kapalı kimse. Çok müsamahakâr. Gafil. |
| ALER-RE'Sİ-VEL-AYN: | Baş ve göz üstüne. (Gelen misafire karşı veya bir işi deruhte edeceğine karşı hürmet ve memnuniyetle kabul ettiğini ifâde için söylenir.) |
| AYN-İ VÂHİD: | Tek gözlü. |
| AYN-EL YAKÎN: | (Ayn-ül yakîn) Göz ile görür derecede görerek, müşâhede ederek bilmek. (Bak: Yakîn)(İman-ı tahkikîde pek çok meratib var. O mertebelerden ilm-el yakîn mertebesi çok bürhanların kuvvetleriyle binler şüphelere karşı dayanır. Halbuki taklidî iman ise bir şüpheye karşı bazan mağlup olur. Hem iman-ı tahkikînin bir mertebesi de, ayn-el yakîn derecesidir ki, çok mertebeleri var. Belki Esma-i İlâhiye adedince tezahür dereceleri var. Bütün kâinatı bir Kur'an gibi okuyabilecek derecesine gelir. Ve bir mertebesi de, hakk-al yakîndir ki, onun da çok mertebeleri var. Böyle imanlı zatlara şübehat orduları hücum da etse, bir halt edemez. R.N.) |
| AYN-ÜL HAYAT: | Hayatın tâ kendisi. |
| AYN-ÜL KITR: | Bakır kaynağı. |
| AYN-ÜL LİKA: | İstenilen kavuşma ve sevilenin tâ kendisi. |
| AYN-ÜR RIZÂ: | Rıza gözü. Kusuru görmeden bakan muhabbet gözü. |
| AYN-ÜS SEVR: | Boğa gözü. * Koz: Semânın kuzey yarım küresinde bulunan boğa burcunun en parlak yıldızı. |
| AYN-ÜS SUHT: | Kızgınlık ile bakış, hiddet gözü. |
| AYNA: | (C.: În) Gözü güzel ve iri olan. |
| AYNAN: | Akmak, seyelan. |
| AYNEN: | Bir şeyin aslı veya kendisi olarak. Tıpkısına, hiç bir şeyi değiştirmeden, aynı olarak. |
| AYNİYYAT: | (Ayniyye. C.) Kullanılmaya veya harcanmaya elverişli olup taşınabilen ve para eden şeyler. |
| AYNİYYE: | Göz hastalıkları kliniği. * Pahada ağır olan ve taşınabilen şeyler. |
| AYNİYYET: | Bir şey veya şahsın aynı veya kendisi olması. |
| CÜMUD-U AYN: | Göz donukluğu. |
| EBU-L HUSAYN: | Tilki. |
| EMRAZ-I AYNİYYE: | Göz hastalıkları. |
| FARZ-I AYN: | Herkesin yapmaya mecbur olduğu farz. Namaz kılmak, yalan söylememek, imân etmek, oruç tutmak gibi. |
| FERÎKAYN: | İki mukabil taraf, iki askeri fırka. |
| GAYN: | Susuzluk. * Arapçada "ayn" harfinden sonra gelen harfin adı. |
| GAYNA: | Yaprakları çok olan yaş ağaç. |
| GAYNE: | Aralarından su akamayan birbirine girmiş ve dolaşmış ağaçlar. |
| HADEKA-İ AYN: | Göz güllesi, göz hadakası. |
| HAYN: | Helâk olmak. |
| HAYNUNET: | Yakın olmak, yaklaşmak. |
| İBN-İ ÜSBUAYN: | Çok güzel genç. * Ayın ondördü. |
| İGMAZ-I AYN: | Göz yummak. Aldırmamak, görmemezlikten gelmek. |
| İNHİSAF-I AYN: | Kör olma. |
| İNSAN-ÜL AYN: | Gözbebeği. |
| İSABET-İ AYN: | Göz değmesi, nazar değmesi. |
| İSHAN-I AYN: | Ağlatma. Göz kızartma. |
| ISFİRAR-I AYN: | Gözün sararması. |
| KARİR-ÜL AYN: | Memnun, mesrur, gözü aydın. |
| KAYN: | (C.: Kuyun) Demirci, haddad, * Kul, köle. |
| KAYNAN: | At ve deve ayaklarının ip bağlanacak ve bukağı vuracak yeri. |
| KAYNATA: | Karı ve kocaya göre birbirlerinin babası. * Kayınpeder. |
| KÜRE-İ AYN: | Tıb: Göz yuvarlağı. |
| Lİ-AYNİHÎ: | Kendisi ile bir. Aynı ile. * Allah tarafından emrolunan bir şeydeki güzellik, ya li-aynihi bir hüsündür veya li-gayrihi bir hüsündür. Ya kendi zatındaki bir güzellikten dolayı hasendir veya başkasında sabit bir güzellikten dolayı bir hasendir. Meselâ: Biz iman ile me'muruz. İmandaki hüsn, bir hüsn-ü zâtidir. Bu hüsün başkasından alınmış değildir. Öyle ise iman bizâtihi hasen olan bir durumdur. Biz cihad ile de me'muruz. Cihad hadd-i zatında insanları tazib, beldeleri tahribe sebeb olacağı için li-zatihi güzel değildir. Belki dini ihyaya, İslâm yurdunu muhafazaya vesile olduğu için güzeldir. Binaenaleyh cihad li-aynihi değil, li-gayrihi güzeldir, hasen'dir. (Ist.Fık.K.) |
| Lİ-AYNİHÎ HARAM: | Fık: Aslında herkes için haram olan şey. |
| MEDAR-ÜL AYN: | Göz çukuru. |
| MEHMUZ-UL AYN: | Kelime kökündeki ikinci harf "hemze" olursa, o kelimeye denir. Birinci harfi "hemze" olursa ona: Mehmuz-ul fâ; üçüncü harf hemzeli olur ise ona da: Mehmuz-ül lâm denir. |
| MEKFUF-ÜL AYN: | Gözü keffolmuş. Kör, âmâ. |
| MİR'AT-ÜL AYN: | Bir şeyin dış görünüşü. |
| MUKADDEM-ÜL AYN: | Gözün kenarı. Gözün pınarı. |
| NASB-ÜL AYN: | Göz dikilmesi. Bir şeye hırsla ve şiddetli arzu ile bakmak, göz dikmek. |
| NECİS-ÜL AYN: | Pisliğin ta kendisi. |
| NUR-İ AYN: | f. Göz nuru. * Pek sevgili olan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AYN-İ VÂHİD : | Tek gözlü. |
| AY : | (Bak: Ayât) |