Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AYS: | Fesâd ve ifsâd etmek. |
| AYS: | Cimâ etmek. Meni denilen su. |
| AYS: | Sık ağaçlık yer. Koruluk. |
| AYSE: | Yumuşak yer. |
| AYSELE: | Gözsüz, a'mâ, kör. |
| AYSUM: | Filin dişisi. Sırtlan. Büyük deve. Süsen çiçeği. |
| İçerisinde 'AYS' geçenler | |
| ALTAYS: | Düz, berrak, kaypak nesne. |
| AYSE: | Yumuşak yer. |
| AYSELE: | Gözsüz, a'mâ, kör. |
| AYSUM: | Filin dişisi. * Sırtlan. * Büyük deve. * Süsen çiçeği. |
| BAYSUNGUR: | Şahin cinsinden olan yırtıcı bir kuş. |
| EBU KAYS: | Çakal. |
| FAYSAL: | Karar. Hüküm. Fasıl. Hall. (Bak: Fasl) |
| GAYS: | İmdad. Yardım. * Yağmur. * Yağmurla meydana çıkan çayır. |
| GAYS-I NÂFİ': | Faydalı yağmur. |
| GAYSAN: | Gençlik şiddeti. |
| HAYS: | Saygı, hürmet, itibar. * Alâka, ilgi. Cihet, itibar. |
| HAYS: | Darlık. * Udûl etmek, doğru yoldan çıkmak. |
| HAYS: | Hayvan leşinin kokması. * Bir kimseyi aldatmak. * Sözde durmamak, ahid bozmak. * Fâsid olmak. |
| HAYS: | Az, kalil. |
| HAYS: | Karıştırmak, halt. |
| HAYSAL: | Patlıcan. |
| HAYSE: | Hurmayı yağla ve keşle karıştırmak. |
| HAYSE-BEYSE: | İleri gidip geri gelmek, bir halde durmak. * Karışıklık. * Şiddet ve darlık. |
| HAYSEFUCE: | Gemi dümeni. |
| HAYSİYET: | İtibar. Şeref. Değer. Kıymet. Derece. Câh. Mesned. Mertebe. |
| HAYSİYET-ŞİKEN: | f. Haysiyet kıran. |
| HAYSÜ: | İtibariyle, bakımından. * Hangi yerde? Hangi? |
| HAYSÜ LÂYEŞ'UR: | Hissedilmeksizin. Bilinmedik, duyulmadık cihetten. |
| KAYS: | Leylâ ile Mecnun hikâyesinin erkek kahramanı olan Amirinin adı. * Süngü miktarı. |
| KAYS: | Düşmek, sukut. |
| KAYSER: | Eski Roma ve Bizans İmparatorlarının lâkabı. |
| KAYSERÎ: | f. Hükümdarlık, imparatorluk, kayserlik. |
| KAYSERÎ: | (C.: Kayâsir, Kayâsire) Büyük şeyh. * Büyük deve. |
| KAYSUM: | Marsama denilen ot. |
| MİN-HAYSÜ-LAYAHTESİB: | Hesab edilmedik ve umulmadık yerden veya kadar (mânasında). |
| SAYSA: | Ham hurma çekirdeği. * İçi boş olan hanzal tanesi. |
| TAYS: | Çok adet. * Yer yüzünde olan toprak ve süprüntü. * Nesli çok olan karınca ve sinek. |
| TAYSEL: | Çok miktar. Fazlaca. |
| UKBE BİN AMİR BİN KAYS EL-CÜHENÎ (R.A.): | Ashab-ı Kiramın mümtaz fakihlerinden ve Kur'an-ı Kerim'i ezberleyip yazanlardandır. 55 Hadis-i Şerif rivayet etmiştir. Mısır Valiliğinde bulunmuş ve orada Hicri 58 tarihinde vefat etmiştir. |
| UKBE BİN AMİR BİN KAYS EL-CÜHE: | Ashab-ı Kiramın mümtaz fakihlerinden ve Kur'an-ı Kerim'i ezberleyip yazanlardandır. 55 Hadis-i Şerif rivayet etmiştir. Mısır Valiliğinde bulunmuş ve orada Hicri 58 tarihinde vefat etmiştir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AYSE : | Yumuşak yer. |
| AY : | (Bak: Ayât) |