| Kelime | Anlam |
|---|
| AZİL: | Islah edilmesi mümkün olmayan. Muannid, inatçı. |
| AZİL: | (Bak: Azl) |
| İçerisinde 'AZİL' geçenler |
|---|
| AVAZİL: | (Âzil. C.) Başa kakıcı kimseler. |
| AZAZİL: | Şeytan. (İblisin bir adı) Şerlerin temsilcisi. |
| BAZİL: | (C.: Büzül-Bevâzil) Sekiz dokuz yaşında olan deve. * Devenin, önce biten dişi. * Şey. * Kan akan baş yarığına "şecce-i bâzile" denir. |
| BAZİL: | (Bezil. den) Bol bol veren, dağıtan. Cömert. |
| BAZİLE: | Tıb: Göğüs veya karnın içinde husule gelen gaz veya su şişlerinin mahfazasını delmeye mahsus ve boru içinde mahfuz bir mil. |
| ERAZİL: | (Erzel. C.) Reziller, namussuzlar, yüzsüzler. |
| FAZİLET: | Değer. Meziyet, iyilik, ilim ve iman, irfan itibarı ile olan yüksek derece. Dinî ve ahlâkî vazifelere riayet derecesi. Fazl ve hüner cihetiyle olan yüksek derece. Bir şeyin başka şeylerden cemal ve kemal ve fayda cihetiyle üstünlüğü, müreccah olmasına sebep olan keyfiyet. (Zâta mahsus hasletin cem'i "fazâil" dir. Şecaat, in'am ve ihsan gibi, müteaddid meziyete dair faziletlerin cem'i "fevâzıl"dır.) |
| FAZİLETFÜRUŞ: | f. Kendini faziletli göstermeğe çalışan. Fazilet satan. |
| FAZİLETMEÂB: | f. Faziletin sığınağı olan kimse, yâni çok faziletli. |
| FAZİLETMEND: | f. Faziletli, iyi huylu. |
| FAZİLETPERVER: | f. Fazilet sahibi, faziletsever. |
| HAZİL: | Yüzsüz, alçak, âdi, dönek, kalleş. |
| HAZİLE: | Kenarlarında kirpik bulunmayan kırmızımsı gözkapağı. |
| KEZMAZİC (KEZMÂZİL): | İlgın ağacının koruğu. |
| MAHAZİL: | (Mahzul. C.) Rezil ve kepaze olmuş kimseler. |
| MAZİLLE: | Kıldan yapılma büyük çadır. |
| MENAZİL: | (Menzil. C.) Menziller. İnecek yollar. Duralar. Konak yerleri. |
| MİKYAS-I ZELAZİL: | Yer sarsıntısının şiddet ve yönünü gösteren âletler. |
| MUSTAZİLL: | (Zıll. dan) Gölgelenen, gölgede oturan. * Birinin koruyuculuğu ve himâyesi altında bulunan. |
| MÜN'AZİL: | Ayrılan, elini eteğini çeken, in'izal eden. * Memurluktan, vazifeden çıkarılmış olan. Bir vazifeden azledilen. |
| MÜN'AZİLEN: | (Azl. den) Vazifesinden çıkarılmış olarak. Azledilerek. |
| MÜN'AZİLÎN: | (Mün'azil. C.) Azledilenler, vazifelerinden çıkarılanlar. |
| NÂZİL: | (Nüzul. dan) Nüzul eden, inen, yukardan aşağıya inen, bir yere konan. Bir yerde konaklayan. |
| NÂZİLE: | Belâ, sıkıntı. * İnme, nüzul. * Nezle hastalığı. |
| NEVAZİL: | Nezleler. * Hâdiseler. Belâlar. |
| ZELAZİL: | Zelzeleler. Yer sarsıntıları. |
| ZELAZİL: | (Zilzil. C.) Uzun etekler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| AZİB : | Susuzluktan yem ve yulaf yemeyen yorgun hayvan. |
| AZA' : | Başa gelen musibete sabretmek. * Bir kimseyi babasına nisbet etmek. |