Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AZAB: | Dünyada işlenen suç ve kabahate karşılık olarak âhirette çekilecek ceza. Eziyet. Büyük sıkıntı. Şiddetli elem. |
| AZAB-I CEHENNEM: | Cehennem azabı. Mc: Büyük ıztırab, sıkıntı. |
| AZAB-ENGİZ: | f. Azab verici, keder verici. |
| İçerisinde 'AZAB' geçenler | |
| AZAB-I CEHENNEM: | Cehennem azabı. * Mc: Büyük ıztırab, sıkıntı. |
| AZAB-ENGİZ: | f. Azab verici, keder verici. |
| GAYZ Ü GAZAB: | Kızgınlık ve hiddet. |
| GAZAB: | Hiddet, öfke, dargınlık, kızgınlık. |
| GAZAB-I İLAHÎ: | Allah'ın gazabı. Belâ, musibet. |
| GAZABEN: | Gazabla, hiddetle, öfkeyle. |
| GAZAB-NAK: | f. Öfkeli, hiddetli, kızgın. Dargın. |
| HAZAB: | Odun. * Yakacak nesne. |
| HAZABÎ: | (Hizbâ. C.) Arızalı topraklar, engebeli yerler. |
| HEMGÂME-İ AZAB: | Azab zamanı. |
| KAZAB: | Katılık, şiddet. |
| KAZABE: | Kesinti. Bağ ağacından ve diğer ağaçtan kesilen parçalar. |
| MÜVAZABE: | Lüzumlu olmak, icab etmek. |
| NİGÂH-I GAZAB: | Öfkeli bakış, kızgınlık bakışı. |
| NUZUB (NAZAB): | Sinmek. * Iraklık, uzaklık. * Suyun, toprak tarafından emilmesi. |
| PÜR-GAZAB: | f. Çok kızgın ve hırslı. |
| SAVT-I AZAB: | Daima elem verici azab. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AZAB-I CEHENNEM : | Cehennem azabı. * Mc: Büyük ıztırab, sıkıntı. |
| AZA' : | Başa gelen musibete sabretmek. * Bir kimseyi babasına nisbet etmek. |