| Kelime | Anlam |
|---|
| AZAL: | (Ezel. C.) Ezeller. Başlangıcı olmayan zamanlar. |
| AZALİL: | (Uzlûle. C.) Yanlışlar, yanılmalar. Doğru olmayanlar. |
| İçerisinde 'AZAL' geçenler |
|---|
| ALÂ-MA-FARAZALLAH: | Allah'ın farzettiği üzere. |
| AZALİL: | (Uzlûle. C.) Yanlışlar, yanılmalar. Doğru olmayanlar. |
| FAZALAT: | Necasetler, kazuratlar, murdarlıklar, pislikler. |
| GAZAL: | (C: Gazale-Gazelân) Ceylân. Geyik, âhu. Geyik yavrusu. * Şarkıcı, mızıkacı. *Güzel göz. |
| GAZALE: | Dişi geyik. * Güneşin yükselmesi. |
| GAZALÎ: | (Bak: İmam-ı Gazalî) |
| GAZALÎ: | Onyedinci asırda şiirleri ile tanınan Bursa'lı bir şâirin adıdır. |
| HAZAL: | Selem ağacının kökünden çıkan bir nesne ki, suda ıslatıp yerler. |
| HAZALAN: | (Bak: Hizlân) |
| İMAM-I GAZALÎ: | Ahirete irtihâli Hi: 505 dir. "Hüccet-ül İslâm İmam-ı Muhammed Gazalî" diye anılır. O zamanın felsefesinin bâtıl akidelerini red ve cerh ederek Kur'anın eşsizliğini ve hakkaniyet ve mu'cizeliğini isbat etmiş pek çok eserler vermiştir. (K.S.) |
| KAZAL: | (C: Kuzul-Akzile) Başın arka tarafı. |
| LÂZÂLE: | (Lâzâlet) Zeval bulmasın, zâil ve eksik olmasın. * Olsun! |
| LÂZÂLE ÂLİYEN: | Yüce ve âli olsun. |
| MAAZALİK: | Şu var ki. Bununla berâber. |
| MAAZALLAH: | Allaha sığındık. Allah korusun. |
| MAZALİM: | (Mazleme. C.) Haksızlık ve adaletsizlikler. Zulümler. * Adâlet dâiresi. |
| MAZALLE: | Yol aranılan yer. |
| MAZALLE: | (C.: Mazâil) (Zıll. dan) Gölgelik yer. |
| MAZALLENİŞİN: | f. Gölgelikte oturan. |
| MUAZALE: | Bir sözün mânasını başka sözle bağlayıp kelâmı arka arkaya getirme. * Kafiyeyi ayrılmıyacak şekilde mâkabliyle bağlama. * Sözde kelimeleri tekrarla kullanma. |
| MUFAZALA: | Fazilet ve meziyetle birbiri ile yarışma. |
| MUTAZALLİL: | (Zıll. den) Gölgede oturan, gölgede bulunan, gölgelenen. * Korunan, muhafaza ve himaye olunan. |
| MUTAZALLİM: | (C.: Mutazallimîn) (Zulm. den) Kendisine yapılan haksızlık ve zulümden şikâyet eden, sızlanan. |
| MUTAZALLİMÂNE: | (Zulm. den) Kendine yapılan zulüm ve haksızlıkdan dolayı sızlanan kimseye yakışır şekilde. |
| MUTAZALLİMÎN: | (Mutazallim. C.) (Zulm. den) Sızlananlar. Kendilerine yapılan haksızlık ve zulümden dolayı şikâyet edenler. Tazallüm edenler. |
| MÜNAZALA: | (Bak: Münadala) |
| MAZALLENİŞİN: | f. Gölgelikte oturan. |
| TAZALLÜL: | (Zıll. den) Gölgelenme, gölgede olma, gölge altına girme. |
| TAZALLÜM: | Bir haksızlıktan sızlanmak. Şikâyet etmek. * Birinin hakkını veya malını gasbetmek. * Mazlum olmak. * Zulmü kendi nefsine isnad etmek. |
| TAZALLÜM-İ HÂL: | Kendine yapılan bir hâlden, hareketten dolayı sızlanmak. Hâlinden şikâyet etmek. |
| TAZALLÜMÂT: | (Tazallüm. C.) Yanıp yakılmalar, sızlanmalar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| AZALİL : | (Uzlûle. C.) Yanlışlar, yanılmalar. Doğru olmayanlar. |
| AZA' : | Başa gelen musibete sabretmek. * Bir kimseyi babasına nisbet etmek. |