Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AZARÎ: | f. Muzırlık. Küfürbazlık. Fenalık görmüş, kalbi kırılmış, incitilmiş olma. |
| AZARİŞ: | f. İncitme, kalb kırma. |
| İçerisinde 'AZARÎ' geçenler | |
| AZARİŞ: | f. İncitme, kalb kırma. |
| HAZARÎ: | Köyde ve kasabalarda yaşayanların yaşayış şekli ve tarzlarına ait. Şehirli. * Sulh ve asâyiş, sükun ve istirahat zamanlarına mensub ve müteallik. Barış ve güvenle alâkalı. |
| HİSAB-I NAZARÎ: | Mat: Teorik hesap. |
| KAZİYE-İ NAZARİYYE: | Man: Aklın bir delil ile tasdik eylediği kaziyye. Delilinin mukaddematı yakiniyyattan ise, yakiniyye'dir ve illâ zanniye olur. |
| NAZARÎ (NAZARİYE): | Nazara ve düşünceye ait. Yalnız görüş ve düşünce hâlinde bulunan ve tatbik edilmemiş hâlde olan bilgi. |
| NAZARİYYÂT: | (Nazariye. C.) Görüşler. Düşünceler. Doğruluğu isbat edilmemiş ilmi görüşler. |
| ULUM-U NAZARİYE: | Yalnız görüş halinde kalmış, tatbikata konulmamış ilimler, teoriler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AZARİŞ : | f. İncitme, kalb kırma. |
| AZAR : | f. İncitme. Tâzib. Kırılma. Tekdir. Zulüm. Ukubet. |
| AZA' : | Başa gelen musibete sabretmek. * Bir kimseyi babasına nisbet etmek. |