Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AZHAR: | En zâhir. En açık. Besbelli. Bedihi olan, rûşen. Bir ibârenin en açık ve kat'i olan mânası. |
| İçerisinde 'AZHAR' geçenler | |
| EZHAR (AZHÂR): | (Zahr. C.) Satıhlar, yüzler. * Sırtlar, arkalar. Binek hayvanının sırtları. |
| MAZHAR: | Sahib olma, nâil olma. Şereflenme. * Bir şeyin göründüğü, izhar olunduğu yer. Çıktığı yer. |
| MAZHAR-I ESMÂ: | Çok sıfatlara ve isimlere mensub hâller kendinde görünen. İsimlere, isimlerinin üzerinde te'sirlerine mazhar (sâhib) olan. * Cenab-ı Hakkın isimlerinin tecellisine mazhar ve âyine olmuş olan.(Cenab-ı Hak insana giydirdiği vücud libasını san'atına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış. O vücud libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder; muhtelif esmasının cilvesini gösterir. L.) |
| MAZHAR-I İLHÂM: | Kendine ilhâm olunan. (Arı, hayvan ve insanlara olduğu gibi) Kalbine ilhâm gelen zât. |
| MAZHARİYET: | Mazhar ve nâil olma. Elde etme. Muvaffakiyet. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AZHA : | (Zahve. C.) Su havuzları. Göller. |
| AZA' : | Başa gelen musibete sabretmek. * Bir kimseyi babasına nisbet etmek. |