Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BÂKİ: | Ebedî, dâimî. Sonu gelmez. Ölmez. Sonsuz. Cenab-ı Hak. Artan. Geri kalan. Bundan başka.(Madem beka, Bâki-i Zülcelâl'e mahsustur ve mâdem Bâki'nin esması bâkiyedir ve mâdem Bâki'nin âyineleri Bâki'nin rengini, hükmünü alır ve bir nevi bekaya mazhar olur. L.) |
| BÂKÎ: | Ağlayan. |
| BÂKİ': | Geniş, vâsi. |
| BAKÎ': | (C.: Buk'ân) Medine şehrinde bir makbere yeri. |
| BÂKİR: | Tâze. El sürülmemiş. Bozulmamış. Erken. |
| BAKÎR: | Yensiz gömlek. Sığır sürüsü. Karnı yavrusundan dolayı yarılan deve. |
| BÂKİRE: | Kız. Kızlığı izale edilmemiş. El sürülmemiş. |
| BÂKİYÂNE: | f. Ağlayarak. |
| BÂKİYÂNE: | f. Bâki olana yakışır surette. Ebediyyete yakışır şekilde. Sonsuzca. |
| BÂKİYÂT: | Bakiler. Devam edenler. Geri kalanlar. |
| BÂKİYÂT-I SÂLİHÂT: | İnd-i İlahîde ecr-i sâliha. Bâki olan sâlih ameller. Elhamdülillah, Sübhanallah ve Allahuekber gibi kudsî kelâmlar. |
| BAKİYYE: | Artık. Geri kalan. Artan. |
| BAKİYYE-İ ÂSÂR: | Eserlere âit geri kalan izler. Eserlerin geri kalanı. |
| BAKİYYET-ÜS-SÜYÛF: | Kılıçtan kurtulan kimseler. Mc: Arta kalan kişiler. |
| İçerisinde 'BÂKİ' geçenler | |
| ABAKİYE: | Lâzım olmak. * Yapışmak. * Zahmet. |
| BÂKİ': | Geniş, vâsi. |
| BAKÎ': | (C.: Buk'ân) Medine şehrinde bir makbere yeri. |
| BÂKİR: | Tâze. El sürülmemiş. Bozulmamış. * Erken. |
| BAKÎR: | Yensiz gömlek. * Sığır sürüsü. * Karnı yavrusundan dolayı yarılan deve. |
| BÂKİRE: | Kız. Kızlığı izale edilmemiş. * El sürülmemiş. |
| BÂKİYÂNE: | f. Ağlayarak. |
| BÂKİYÂNE: | f. Bâki olana yakışır surette. Ebediyyete yakışır şekilde. Sonsuzca. |
| BÂKİYÂT: | Bakiler. Devam edenler. Geri kalanlar. |
| BÂKİYÂT-I SÂLİHÂT: | İnd-i İlahîde ecr-i sâliha. Bâki olan sâlih ameller. * Elhamdülillah, Sübhanallah ve Allahuekber gibi kudsî kelâmlar. |
| BAKİYYE: | Artık. Geri kalan. Artan. |
| BAKİYYE-İ ÂSÂR: | Eserlere âit geri kalan izler. Eserlerin geri kalanı. |
| BAKİYYET-ÜS-SÜYÛF: | Kılıçtan kurtulan kimseler. * Mc: Arta kalan kişiler. |
| HÜVE-L BAKÎ: | Bâkî ancak O'dur. Allah (C.C.) |
| MABAKİ: | Geri kalan, kalan, artan. |
| MÜTEBAKİ: | Geri kalan, artan, fazlası. Arta kalan. |
| MÜTEBAKİ: | Ağlar gibi görünen. |
| TEBAKİ: | (Bükâ. dan) Ağlar görünme. Yalandan ağlama. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BÂKİ' : | Geniş, vâsi. |
| BÂK : | f. Korku, havf, çekinme, sakınma. |
| BÂ : | Arabçaya göre harfinin okunuşu. Ebced hesabında iki sayısını ifade eder. Mektup ve eski evraklarda Receb ayına işarettir. |