Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BÂKA: | Tutam, demet, deste. Tere ve sebzevat destesi. |
| BAKALORYA: | Fr. Lise tahsilinden sonra imtihan neticesi kazanılan olgunluk. Olgunluk imtihanı ve diploması. |
| BAKAN: | (Bak: Nâzır) |
| BAKAR: | (C.: Bukur-Bikar) Öküz. Dana. Sığır.(Bakr, yarmak demek olduğundan, bu hayvan dahi toprağı sürüp yarmak için kullanılması itibariyle bu isim verilmiştir. E.T.) |
| BAKARA: | İnek. Dişi sığır. |
| BAKARA SÛRESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 2. Sûresi olup Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur. (Bu sûre, Mûsâ Aleyhisselâm'ın risâleti ile o milletin seciyelerine girmiş olan bakarperestlik mefküresini kesip öldürdüğünü, bir bakarın zebhi ile anlatır ve şu cüz'i hadise ile beşerin dünyevî menfaatlarına en çok vesile olan şeylere perestiş etmesi gibi, gaflet ve dalâletin köklerini kesecek bir külli düsturu, her vakit hem herkese gayet lüzumlu bir ders-i hikmet olarak ulvi bir icaz ile beyan eder. Asrımızda hâlâ ineğe tapanların mevcudiyyeti ve bu sureye El-Bakara isminin verilmesi ne kadar mânidâr olduğunu akıl sahiplerine bildirir, ihtar eder...) |
| BAKAR-PEREST: | f. Öküzü mâbut yapan. Öküz ve emsalini put yapıp ona ibâdet eden sapkınlar. Ehl-i dalâlet. |
| BAKAYA: | Artıklar, fazlalıklar. Ask: Son yoklamaları yapıldıktan sonra istenildiklerinde gelmeyen veya gelip de kıtalarına varmadan savuşanlar. (Bakayadan sayılmak suçtur.) |
| İçerisinde 'BÂKA' geçenler | |
| AĞTABAKA: | Tıb: Görme sinirlerinin göz yuvarlağı içinde dağılmasından meydana gelen zar. |
| BAKALORYA: | Fr. Lise tahsilinden sonra imtihan neticesi kazanılan olgunluk. Olgunluk imtihanı ve diploması. |
| BAKAN: | (Bak: Nâzır) |
| BAKAR: | (C.: Bukur-Bikar) Öküz. Dana. Sığır.(Bakr, yarmak demek olduğundan, bu hayvan dahi toprağı sürüp yarmak için kullanılması itibariyle bu isim verilmiştir. E.T.) |
| BAKARA: | İnek. Dişi sığır. |
| BAKARA SÛRESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 2. Sûresi olup Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur. (Bu sûre, Mûsâ Aleyhisselâm'ın risâleti ile o milletin seciyelerine girmiş olan bakarperestlik mefküresini kesip öldürdüğünü, bir bakarın zebhi ile anlatır ve şu cüz'i hadise ile beşerin dünyevî menfaatlarına en çok vesile olan şeylere perestiş etmesi gibi, gaflet ve dalâletin köklerini kesecek bir külli düsturu, her vakit hem herkese gayet lüzumlu bir ders-i hikmet olarak ulvi bir icaz ile beyan eder. Asrımızda hâlâ ineğe tapanların mevcudiyyeti ve bu sureye El-Bakara isminin verilmesi ne kadar mânidâr olduğunu akıl sahiplerine bildirir, ihtar eder...) |
| BAKAR-PEREST: | f. Öküzü mâbut yapan. Öküz ve emsalini put yapıp ona ibâdet eden sapkınlar. Ehl-i dalâlet. |
| BAKAYA: | Artıklar, fazlalıklar. * Ask: Son yoklamaları yapıldıktan sonra istenildiklerinde gelmeyen veya gelip de kıtalarına varmadan savuşanlar. (Bakayadan sayılmak suçtur.) |
| BAKBAKA: | Desti ve bardaktan çıkan ses. |
| BARBAKAN: | Fr. Emniyetle ateş etmek için sur duvarlarında açılan dar mazgal deliği. Kale kapılarının savunması için yapılan tahkimat. |
| FENN-İ TABAKAT-ÜL ARZ: | Jeoloji ilmi. |
| İLM-İ TABAKAT-ÜL ARZ: | Arzın tabakalarından bahseden ilim. Jeoloji. |
| İNTIBAKAT: | (İntıbak. C.) Uygun ve münasib gelmeler. Mutabık gelmeler. |
| LEBK (LEBÂKA): | Akıllı olmak. * Islah etmek, terbiye etmek. * Karıştırmak. * Yumuşak etmek, yumuşatmak. |
| MUTABAKAT: | Uygunluk. Muhalif ve mugayir olmayıp, uygun ve muvafık olmak. * Man: Lâfzın, mevzuu olduğu mânânın tamamına delâleti. |
| MUTBAKA: | (Bak: İtbak) |
| MÜSABAKA: | Karşılıklı yarışma. Hangisinin ileride olduğunu anlamak için yapılan tecrübe, imtihan. Bir şeyde derece anlama için iki veya daha çok şahıslar arasında bazı şartlarla yapılan tecrübe. |
| MÜSABAKAT: | Yarış, yarışma, müsâbaka. |
| SİYAK VE SİBAKA MÜLÂYEMET: | Sözün evveline güzel bir netice, sonrasına iyi bir başlangıç olması. |
| TABAKA: | Kat. Katmer. * Sınıf, topluluk. * Sigara paketi. * Bir veya iki yapraklı kâğıt. |
| TABAKA-İ HAYAT: | Hayat tabakası. Kabirdeki hayat, dünya hayatı gibi. (Bak: Meratib-i hayat) |
| TABAKA-İ MESTURİYET: | Gizlilik tabakası. Örtülü oluş. |
| TABAKA-İ SEVÂBİT: | Sabit bilinen yıldızlar tabakası. |
| TABAKA': | Kelâmdan âciz kimse, konuşamayan kişi. * Cimaı yerince yapamayan kimse. |
| TABAKAT: | Tabakalar. Katlar. Gruplar. Dereceler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BAKALORYA : | Fr. Lise tahsilinden sonra imtihan neticesi kazanılan olgunluk. Olgunluk imtihanı ve diploması. |
| BÂK : | f. Korku, havf, çekinme, sakınma. |
| BÂ : | Arabçaya göre harfinin okunuşu. Ebced hesabında iki sayısını ifade eder. Mektup ve eski evraklarda Receb ayına işarettir. |