Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BÂNÛ: | f. Kadın, hatun, hanım. Gelin. Gülsuyu gibi şeylerin şişeleri. |
| BÂNÛ-Yİ MISIR: | Zeliha. |
| BANÛC: | f. Salıncak. |
| İçerisinde 'BÂNÛ' geçenler | |
| BÂNÛ-Yİ MISIR: | Zeliha. |
| BANÛC: | f. Salıncak. |
| KED-BANU: | f. Bir daireyi idare eden kâhya kadın. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BÂNÛ-Yİ MISIR : | Zeliha. |
| BAN : | Dam, çatı. * Sorgun ağacı. Bey söğüdü. * yun. Sevgilinin boyu. Farsçada kelime sonuna gelerek, Türkçedeki "ci, cu" ekleri yerini tutan mânâda kullanılır. Meselâ: Bağban: Bağcı. |
| BÂ : | Arabçaya göre harfinin okunuşu. Ebced hesabında iki sayısını ifade eder. Mektup ve eski evraklarda Receb ayına işarettir. |