Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BÜRHAN: | Delil, hüccet, isbat vasıtası. Man: Yakînî mukaddemelerden meydana gelen kıyas. Red ve inkâr için itiraz kabul edilmeyecek surette isbat-ı hakikat eden kavi hüccet.(Bir bürhan ile elde edilen netice-i tevhidi buzı insanlar isti'zam ile dar zihinlerine sıkıştıramazlar. Veya bozuk hayalleri tahammül edemez. Bu hule karşı o kat'i, sahih bürhanı reddetmek üzere: "Bu neticeyi, bu kadar azametiyle şu bürhan (onu) intac edemez." diye bahaneler ile kabul etmez. O miskin bilmez mi ki, neticenin kayyûmu imandır. Bürhan, ancak onu görmek için bir menfezdir. Veya bir süpürge gibi o neticeye konan vehimleri süpürür. Maahâza bürhan bir değildir, bin değildir. Zerrat-ı âlem adedince bürhanlar vardır. M.N.) |
| BÜRHAN-I AKLİYYE: | Akla dayanan bürhan. |
| BÜRHAN-I ENFÜSÎ: | İnsanın içinde ve hayatında görünen bürhan. Nefse ve şahsa ve içe ait bürhan. |
| BÜRHAN-I İNNÎ: | Hâdiselerden kanunlarına, neticelerden sebeblerine ve eserden müessire olan delil. Dumanın ateşe delil olması gibi. |
| BÜRHAN-I KATI': | Kat'î, en sağlam ve şeksiz delil. Farsça bir lügat kitabının ismi.(İşte şu Zât (A.S.M.), şu mevcûdat Hâlikının vahdaniyetinin hakkaniyeti derecesinde hak bir bürhan-ı nâtık, bir delil-i sâdık olduğu gibi, haşrin ve saadet-i ebediyenin dahi bir bürhan-ı kâtıı, bir delil-i sâtııdır. S.) |
| BÜRHAN-I LİMMÎ: | Kanunlardan hâdiselerine, sebeblerden neticelerine ve müessirden esere olan istidlâl. Yani eseri meydana getirenden esere olan delil. Kablî delil. Ateşin dumana delil olması gibi.(Kelime-i şehâdetin iki kelâmı birbirine şahiddir. Birincisi ikincisine bürhan-ı limmîdir, ikincisi birincisine bürhan-ı innîdir. M.) (Bak: Limmî) |
| BÜRHAN-I MANTIKÎ: | Kesin kaziyelerden teşkil ettirilen kıyasa, bürhana denir. |
| BÜRHAN-I NÂTIK: | Konuşan bürhan. Mecaz olarak Peygamberimiz Hz. Muhammed (A.S.M) kastedilir ki; bütün hakikatları isbat ve izhar etmiştir. |
| BÜRHAN-I NÜBÜVVET: | Peygamberliğin hak olduğunu isbat eden bürhan ve delil. (Bürhan-ı risalet de aynı mânâdadır.) |
| BÜRHAN-I RİSALET: | (Bak: Bürhan-ı nübüvvet) |
| BÜRHAN-I SÂTI': | Aşikâr, şeksiz ve şüphesiz, parlak delil. (Bak: Sâtı') |
| BÜRHAN-ÜT TEMÂNÜ': | İstiklâliyet, ulûhiyetin zâtî bir hassası ve zaruri bir lâzımı olduğuna dair ve şirkin butlanını isbat eden delil ki; eşyanın yaradılışı müteaddit ellere ve esbaba verilse, âlemdeki nizam bozulup karışıklıklar çıkacağını gösterir, isbat eder. |
| İçerisinde 'BÜRHAN' geçenler | |
| BÜRHAN-I AKLİYYE: | Akla dayanan bürhan. |
| BÜRHAN-I ENFÜSÎ: | İnsanın içinde ve hayatında görünen bürhan. Nefse ve şahsa ve içe ait bürhan. |
| BÜRHAN-I İNNÎ: | Hâdiselerden kanunlarına, neticelerden sebeblerine ve eserden müessire olan delil. Dumanın ateşe delil olması gibi. |
| BÜRHAN-I KATI': | Kat'î, en sağlam ve şeksiz delil. * Farsça bir lügat kitabının ismi.(İşte şu Zât (A.S.M.), şu mevcûdat Hâlikının vahdaniyetinin hakkaniyeti derecesinde hak bir bürhan-ı nâtık, bir delil-i sâdık olduğu gibi, haşrin ve saadet-i ebediyenin dahi bir bürhan-ı kâtıı, bir delil-i sâtııdır. S.) |
| BÜRHAN-I LİMMÎ: | Kanunlardan hâdiselerine, sebeblerden neticelerine ve müessirden esere olan istidlâl. Yani eseri meydana getirenden esere olan delil. Kablî delil. Ateşin dumana delil olması gibi.(Kelime-i şehâdetin iki kelâmı birbirine şahiddir. Birincisi ikincisine bürhan-ı limmîdir, ikincisi birincisine bürhan-ı innîdir. M.) (Bak: Limmî) |
| BÜRHAN-I MANTIKÎ: | Kesin kaziyelerden teşkil ettirilen kıyasa, bürhana denir. |
| BÜRHAN-I NÂTIK: | Konuşan bürhan. Mecaz olarak Peygamberimiz Hz. Muhammed (A.S.M) kastedilir ki; bütün hakikatları isbat ve izhar etmiştir. |
| BÜRHAN-I NÜBÜVVET: | Peygamberliğin hak olduğunu isbat eden bürhan ve delil. (Bürhan-ı risalet de aynı mânâdadır.) |
| BÜRHAN-I RİSALET: | (Bak: Bürhan-ı nübüvvet) |
| BÜRHAN-I SÂTI': | Aşikâr, şeksiz ve şüphesiz, parlak delil. (Bak: Sâtı') |
| BÜRHAN-ÜT TEMÂNÜ': | İstiklâliyet, ulûhiyetin zâtî bir hassası ve zaruri bir lâzımı olduğuna dair ve şirkin butlanını isbat eden delil ki; eşyanın yaradılışı müteaddit ellere ve esbaba verilse, âlemdeki nizam bozulup karışıklıklar çıkacağını gösterir, isbat eder. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BÜRHAN-I AKLİYYE : | Akla dayanan bürhan. |
| BÜR' : | (Büru') Hastanın iyileşmeğe başlaması. * Kurtulmak. * Fazilette ve bilgide üstünlük. (Bak: Ber') |
| BÜAK : | Yağmuru şiddetle yağan bulut. |