Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BİLL: | Mübah olan şey. |
| BİLLAHİ: | Allah'a, Allah'tan. (Yemin) maksadı ile söylenir. |
| BİLLE: | Yaşlık, ıslaklık. Çiy dedikleri rutubet ki sabah vakitlerinde olur. |
| BİLLİT: | Akıllı, hâzık ve mâhir kimse. |
| BİLLİZ: | Kısa boylu adam. Şişman kadın. |
| BİLLUR: | Şeffaf, parlak taş, elmas gibi kıymetli. Cam gibi parlayan. |
| İçerisinde 'BİLL' geçenler | |
| ÂRİF-İ BİLLAH: | Mürşid, ermiş, evliyâ. Hakkın nuru ile Cenab-ı Hakk'ı bilen. Âlemi, hâdiseleri İlahî feyz ve ilim ile gören veli. |
| BİLLAHİ: | Allah'a, Allah'tan. * (Yemin) maksadı ile söylenir. |
| BİLLE: | Yaşlık, ıslaklık. Çiy dedikleri rutubet ki sabah vakitlerinde olur. |
| BİLLİT: | Akıllı, hâzık ve mâhir kimse. |
| BİLLİZ: | Kısa boylu adam. * Şişman kadın. |
| BİLLUR: | Şeffaf, parlak taş, elmas gibi kıymetli. Cam gibi parlayan. |
| CİBİLL: | (C.: Cibillât) Yaratılmak. * İnsanlardan bir grup. |
| CİBİLLEN KESİRA: | Çok insanlar. |
| CİBİLLET: | Huy, fıtrat, yaradılış, tabiat, cibilliyet. |
| CİBİLLÎ: | Cibilliyet. Yaratılıştan olan. Asıl maya, huy, tabiat, tıynet. |
| EL-İYAZÜ-BİLLAH: | Allah'a sığınır, Allah'a iltica ederiz. Allah korusun, Allah saklasın (meâlinde duâ). |
| İMAN-I BİLLÂH: | Allah'a ve O'nun sıfatlarına inanmak. |
| NEUZÜ-BİLLÂH: | Allah'a sığınırız, Allah korusun. |
| ŞİBH-İ BİLLURÎ: | Billur gibi olan. |
| ŞİBH-İ BİLLURÎ: | Billur gibi olan. |
| ZENBİLLİ ALİ EFENDİ: | Yavuz Sultan Selim Han ve Kanuni Süleyman devrinin meşhur Şeyh-ül İslâmı ve âlimidir. Asıl adı Alâaddin Ali Cemâl Çelebi'dir. Allah rızası ve Allah korkusundan başka birşey tanımaması sayesinde, pervasız hareketleri ile bir çok insanın hayatlarını koruyabilmiş, adaleti te'min etmiştir. Sağlam dindarların sultanlara karşı nasıl metanet ve cesaret göstereceğine nümunelik bir zat olarak yaşamış, devlet reislerine istikameti gösterebilen bir İslâm kahramanı olmuştur. Vefatı Mi: 1526 tarihine rastlar. Karaman'lı olduğu söylenir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BİLLAHİ : | Allah'a, Allah'tan. * (Yemin) maksadı ile söylenir. |
| BİLÂ : | Olmayarak, sahib olmıyan "...sız,...siz" mânâları yerine kullanılan edattır. Kelimenin başına getirilerek menfi mânâ hasıl olur. |
| Bİ- : | Başına eklendiği kelimeyi "e" haline getirir. İle, için mânâlarını vererek Farsçadaki "be" edatıyla aynı vazifeyi görür. Harf-i cerdir. Yâni; kendinden sonraki kelimeyi esre ("İ" diye) okutur. Yemin için de kullanılır. |