Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BİSAT: | (C.: Büsüt) Döşek. Döşeme, kilim, minder. |
| BİSAT-I ARZ: | Yeşillik, çimen. |
| İçerisinde 'BİSAT' geçenler | |
| BİSAT-I ARZ: | Yeşillik, çimen. |
| HİBALE-İ TELBİSAT: | Gizli, kamufleli tuzak. |
| İNBİSAT: | Genişleme. Yayılma. * Açık yüzlü olma. Şâd, mesrur ve mahzuz olma. * Gönül açıklığı. Kalb ferahlığı. * Fiz: Sıcaklığın etkisiyle madenî cisimlerin enine, boyuna büyüyüp uzaması. Genleşme. |
| MEDD-İ BİSAT: | Kilim yayma, halı serme. |
| TELBİSÂT: | Telbisler. Hileler, oyunlar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BİSAT-I ARZ : | Yeşillik, çimen. |
| Bİ- : | Başına eklendiği kelimeyi "e" haline getirir. İle, için mânâlarını vererek Farsçadaki "be" edatıyla aynı vazifeyi görür. Harf-i cerdir. Yâni; kendinden sonraki kelimeyi esre ("İ" diye) okutur. Yemin için de kullanılır. |