| Kelime | Anlam |
|---|
| BİST: | (C.: Ebsât-Büsât) Yavrusu yanında olan dişi deve. Salıverilmiş, bırakılmış olan şey. |
| BİST: | f. Yirmi. (20) |
| BİSTAH: | f. Küstah, hayâsız, edepsiz, arsız, utanmaz adam. |
| BİSTAM: | f. Kıymetli bir cins taş olan mercan. |
| BİSTAR: | f. Çarpık, eğri. Gevşek. |
| BİSTER: | f. Yatak, döşek. |
| BİSTUH: | f. Beceriksiz, âciz. zayıf, cılız kimse. |
| BİSTÜM: | Yirminci. |
| İçerisinde 'BİST' geçenler |
|---|
| AB-I ÂBİSTENÎ: | Nebatların beslenip büyümesi için zaruri olan su ve yağmur. * Gebeliğe sebep olan su, meni. |
| ABİST: | f. Gebe, hâmile. |
| ABİSTEN: | f. Gizli, gizleme. * Gebe. * Dişilik. |
| ABİSTENÎ: | f. Hâmilelik, gebelik. |
| ARABİSTAN: | f. Arap ülkesi. Arapların yaşadığı ülke. |
| BAYEZİD-İ BİSTAMÎ: | (Hi: 188-261) Ehl-i Sünnet ve Cemâatın büyük âlimlerinden ve büyük evliyadandır. İran'ın Bistam şehrinde doğmuştur. Künyesi, Ebu Yezid Tayfur bin İsa El-Bistamî'dir. Cafer-i Sâdık Radıyallahü Anhu'dan kırk sene sonra dünyaya gelmiş ve ondan üveysî olarak feyz almıştır. Mücerret bir hayat geçirmiştir. (K.Sırruhu) |
| BİSTAH: | f. Küstah, hayâsız, edepsiz, arsız, utanmaz adam. |
| BİSTAM: | f. Kıymetli bir cins taş olan mercan. |
| BİSTAR: | f. Çarpık, eğri. Gevşek. |
| BİSTER: | f. Yatak, döşek. |
| BİSTUH: | f. Beceriksiz, âciz. zayıf, cılız kimse. |
| BİSTÜM: | Yirminci. |
| DEBİSTAN: | f. Mekteb, okul. |
| HABİSTAN: | f. Yatakhane, yatak odası. |
| SERABİSTAN: | f. Serap yeri. (Fâni, bekasız dünyadan kinayedir.) |
| ŞEBİSTAN: | f. Yatak odası. * Harem dairesi. * Gece ibadetine mahsus oda. |
| TABİSTAN: | f. Yaz mevsimi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| BİSTAH : | f. Küstah, hayâsız, edepsiz, arsız, utanmaz adam. |
| BİSAT : | (C.: Büsüt) Döşek. * Döşeme, kilim, minder. |
| Bİ- : | Başına eklendiği kelimeyi "e" haline getirir. İle, için mânâlarını vererek Farsçadaki "be" edatıyla aynı vazifeyi görür. Harf-i cerdir. Yâni; kendinden sonraki kelimeyi esre ("İ" diye) okutur. Yemin için de kullanılır. |