Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BARİZ: | Doğan. Zâhir ve âşikar. Meydanda olan. Belli. Açıkça. |
| İçerisinde 'BARİZ' geçenler | |
| MÜTEBARİZ: | (Bürüz. dan) Tebarüz eden, meydana çıkan. Bâriz âşikar olan. |
| MÜTEBARİZÎN: | (Mütebariz. C.) Meydana çıkanlar, belirenler, tebarüz edenler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BARİ' : | Bir kalıptan döker gibi, düzgün, tertipli ve güzel yaratan. Aza ve cihâzatları birbirine mütenasip ve kâinattaki umumî nizama ve gayelere uygun ve münasebettar olarak halkeden Cenâb-ı Hak (C.C.) |
| BÂR : | f. Ek olup "saçan, yağdıran, döken, ışık veren" gibi mânâda kelimeler teşkil edilir. Meselâ: Ateşbâr : Ateş saçan. Ateş yağdıran. |
| BÂ : | Arabçaya göre harfinin okunuşu. Ebced hesabında iki sayısını ifade eder. Mektup ve eski evraklarda Receb ayına işarettir. |