Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BARUT: | yun. Güherçile ile kükürt ve kömürden mürekkeb, alev alıcı bir maddedir ki, toz halinde olup, umumiyetle ateşli silahlarda ve taş kırmak gibi işlerde kullanılır. Mc: Çabuk kızan, şiddet ve hiddete kapılan. |
| İçerisinde 'BARUT' geçenler | |
| İçerisinde 'BARUT' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BÂRÛ : | f. Kale duvarı, tabyanın gezinti yeri, hisar burnu, sur. * Sığınak, siper. |
| BÂR : | f. Ek olup "saçan, yağdıran, döken, ışık veren" gibi mânâda kelimeler teşkil edilir. Meselâ: Ateşbâr : Ateş saçan. Ateş yağdıran. |
| BÂ : | Arabçaya göre harfinin okunuşu. Ebced hesabında iki sayısını ifade eder. Mektup ve eski evraklarda Receb ayına işarettir. |