Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BEDİA: | Nâdide ve güzel, yeni icad edilmiş şey. Beğenilen ve takdir edilen çok yeni şey. |
| BEDİA-İ HAYALİYE: | İdeal, ülkü, gaye, mefkûre. |
| İçerisinde 'BEDİA' geçenler | |
| BEDİA-İ HAYALİYE: | İdeal, ülkü, gaye, mefkûre. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BEDİA-İ HAYALİYE : | İdeal, ülkü, gaye, mefkûre. |
| BEDİ' : | (Bedia) Eşi, benzeri olmayan. Hayret verici güzellikte olan. * Garib. Acib. * Benzeri olmayan şeyleri vücuda getiren. Kimseye benzemeyen. İcad edici olan. * Hâlık ve Hallak-ı Cihan olan. * Beğenilen. * Yeni bulunmuş ve görülmedik tarzda olan. * Edb: Sözün garib ve güzel olması hâli. |
| BED' : | (C.: Ebdâ-Büdü') İslâm içinde kazılan kuyu. * Evvel, ibtidâ, başlangıç. * Hisse, nasip. * Başlama, başlayış, ilk. |
| BERK-ÂSÂ : | şimşek gibi. Berk gibi. |