Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
BEHA: Gökçek olmak, şirin ve lâtif olmak.
BEHA: (Bak: Bahâ)
BEHACET: Güzellik. Güzel yüzlü olma.
BEHAK: İnsanın derisinde pul pul beyazlık ve alaca bir renk peyda eden bir çeşik hastalık.
BEHAMİN: f. Bahar mevsimi.
BEHANET: Nefesi iyi ve lâtif olan kadın.
BEHAS: Susama.
BEHATT: Sütlaç, süt lapası.
İçerisinde 'BEHA' geçenler
BEHACET: Güzellik. Güzel yüzlü olma.
BEHAK: İnsanın derisinde pul pul beyazlık ve alaca bir renk peyda eden bir çeşik hastalık.
BEHAMİN: f. Bahar mevsimi.
BEHANET: Nefesi iyi ve lâtif olan kadın.
BEHAS: Susama.
BEHATT: Sütlaç, süt lapası.
BEHBEHAN: Papağan, tûti kuşu.
DARBEHA: Başını aşağı eğmek. * Muti olmak, itaat etmek, söz dinlemek.
HUTBEHAN: f. Hutbe okuyan, hatib.
İÇ CEBEHANE: t. Şimdiki askerî müzeye eskiden verilen addır. İç cebehâne tâbiri bilahare "Hazine-i esliha", Üçüncü Sultan Ahmed devrinde "Dâr-ül esliha", daha sonraları da "Harbiye ambarı" olarak değiştirilmiş, en sonunda "askerî müze" şeklini almıştır.
MAKDEM-İ BEHÂR: Baharın gelmesi.
RATİBEHÂR: f. Vazifeli. Görevli.
RUBEHANE: f. Kurnazca, tilkicesine.
SERBEHA: f. Baş pahası. Diyet. Haraç.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
BEHACET : Güzellik. Güzel yüzlü olma.
BERK-ÂSÂ : şimşek gibi. Berk gibi.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...