Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BEHREME: | Saç ve sakalın kınayla boyanması. Çiçeğin göz alıcı ve câzib olan güzellik ve parlaklığı. Hindlilerin ibadeti. |
| BEHREME: | f. Burgu, matkab. |
| BEHREMEND: | f. Nasibi olan, hissedar. Bilen, anlayan. |
| İçerisinde 'BEHREME' geçenler | |
| BEHREMEND: | f. Nasibi olan, hissedar. * Bilen, anlayan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BEHREMEND : | f. Nasibi olan, hissedar. * Bilen, anlayan. |
| BEHREM : | Kırmızı gül. * Kısa boylu kimse. |
| BEHRE : | f. Nasib, pay, hisse. * Tez tez solumak. * Vasat, orta. |
| BEHR : | Nasip. * Galip olmak. * Nefesi tutulmak. * Ümidin boşa çıkması. * Felâket, musibet. * Uzaklık, mesafe. |
| BEHA : | Gökçek olmak, şirin ve lâtif olmak. |
| BERK-ÂSÂ : | şimşek gibi. Berk gibi. |