Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BELİ: | f. Evet. |
| BELİD: | (Belâdet. den) Ahmak, sersem, bön, budala. |
| BELİĞ: | Edb: Belâgatli kimse. Meramını tamamen, noksansız ve güzel sözlerle anlatmağa muktedir olan. Kâfi derecede olan. Yeter olan. |
| BELİGANE: | f. Beliğcesine, düzgün ve fasih olarak. |
| BELİL: | Islanmış olan şey. Serin ve yağmurlu rüzgâr. |
| BELİNOGRAF: | Fr. Telefon hatlarıyla fotoğraf, şekil ve yazıyı uzak mesafeye nakleden cihaz. |
| BELİTA: | Kamış kap. |
| BELİYYAT: | (Beliyye. C.) Felâketler. Gamlar. Kederler. |
| BELİYYE: | (C.: Beliyyât) Belâ. Müşkilât. Musibet. Âfet. Tasa. Keder. |
| İçerisinde 'BELİ' geçenler | |
| BELİD: | (Belâdet. den) Ahmak, sersem, bön, budala. |
| BELİĞ: | Edb: Belâgatli kimse. Meramını tamamen, noksansız ve güzel sözlerle anlatmağa muktedir olan. * Kâfi derecede olan. Yeter olan. |
| BELİGANE: | f. Beliğcesine, düzgün ve fasih olarak. |
| BELİL: | Islanmış olan şey. * Serin ve yağmurlu rüzgâr. |
| BELİNOGRAF: | Fr. Telefon hatlarıyla fotoğraf, şekil ve yazıyı uzak mesafeye nakleden cihaz. |
| BELİTA: | Kamış kap. |
| BELİYYAT: | (Beliyye. C.) Felâketler. * Gamlar. Kederler. |
| BELİYYE: | (C.: Beliyyât) Belâ. Müşkilât. Musibet. Âfet. Tasa. Keder. |
| CEBELİSTAN: | f. Dağlık, dağlık yer. |
| HANBELÎ: | Dört hak mezhepten birisi. İmam-ı Ahmed bin Hanbel Hazretlerinin mezhebinden olan. (Bak: Mezheb, İmam-ı Hanbelî) |
| İMAM-I HANBELÎ: | (Hi: 164-241) (Ahmed İbn-i Muhammed İbn-i Hanbelî) Hanbelî Mezhebinin imamı olup ezberinde bir milyon hadis vardı. Müsned adlı kitabında otuzbin hadis mevcuttur. Zühd ve takvası çok ileri idi. (K.S.) |
| SA'Y-İ BELİĞ: | Emek harcayarak gereği gibi çalışma. |
| TENBELİT: | f. Hayvan yükü. Küçük yük. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BELİD : | (Belâdet. den) Ahmak, sersem, bön, budala. |
| BEL : | Bilâkis, belki, katiyyetle, ihtimaldir, öyle, dahi kelimeleri mânasına tercüme edilir. İ'rab edatıdır. |
| BERK-ÂSÂ : | şimşek gibi. Berk gibi. |