Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BERAH: | şiddet. Ezâ ve meşakkat. |
| BERAH: | Açık işlenmiş yer. Zâil olmak. Ağaçsız arazi. |
| BERAHİDE: | f. Yola çıkarılmış, gönderilmiş. |
| BERAHİHTE: | f. Daha ziyade silâh hakkında kullanılan bir tâbirdir. Çıkarılmış, çekilmiş mânâlarına gelir. |
| BERAHİME: | Berehmenler. Bâtıl ve sapkın Hind ve Mecûsi dinindekilerin reisleri. |
| BERAHİN: | (Bürhan. C.) Deliller. Şâhidler. Bürhanlar. |
| BERAHİN-İ ALENİYYE: | Meydanda ve açık olan deliller. |
| BERAHİN-İ KATIA: | Şeksiz ve şüphesiz olan kat'i deliller, bürhanlar. |
| BERAHİN-İ KAVİYYE: | Sağlam deliller, kuvvetli bürhanlar. |
| İçerisinde 'BERAH' geçenler | |
| BERAHİDE: | f. Yola çıkarılmış, gönderilmiş. |
| BERAHİHTE: | f. Daha ziyade silâh hakkında kullanılan bir tâbirdir. Çıkarılmış, çekilmiş mânâlarına gelir. |
| BERAHİME: | Berehmenler. Bâtıl ve sapkın Hind ve Mecûsi dinindekilerin reisleri. |
| BERAHİN: | (Bürhan. C.) Deliller. Şâhidler. Bürhanlar. |
| BERAHİN-İ ALENİYYE: | Meydanda ve açık olan deliller. |
| BERAHİN-İ KATIA: | Şeksiz ve şüphesiz olan kat'i deliller, bürhanlar. |
| BERAHİN-İ KAVİYYE: | Sağlam deliller, kuvvetli bürhanlar. |
| RUBERAH: | f. Gitmeğe hazır, yüzü yola doğru. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BERAHİDE : | f. Yola çıkarılmış, gönderilmiş. |
| BERA' : | Her ayın ilk ve son günü. |
| BERK-ÂSÂ : | şimşek gibi. Berk gibi. |