Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BEVARİK: | (Bârika. C.) Şimşek ve yıldırım parıltıları. Parıltılar, gözleri kamaştırıcı olan şeyler. |
| BEVÂRİK-İ SÜYUF: | Kılıçların parıltıları. |
| İçerisinde 'BEVARİK' geçenler | |
| BEVÂRİK-İ SÜYUF: | Kılıçların parıltıları. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BEVÂRİK-İ SÜYUF : | Kılıçların parıltıları. |
| BEVARİ : | (Bâriyye. C.) Hasırlar, ince kumaştan örülmüş hasırlar. |
| BEVAR : | Mahvolma, çürüme, yok olma. * Kadının kocaya varmayıp evde kalması. |
| BEVA' : | Benzer, beraber, eş, denk. * Hazır etmek. * Doğrulanmak. * Nüzul etmek, inmek. |
| BEV : | Deve yavrusunun derisi. (Bunu samanla doldurup anasına gösterirler. tâ ki sağılmaktan kaçmasın diye.) BEV : Geri çekmek. * Lâyık olmak. * İkrar etmek. |
| BERK-ÂSÂ : | şimşek gibi. Berk gibi. |