Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| BEYZAT-ÜL BELED: | Devekuşu yumurtası. Mc: Aciz, zelil kimse. |
| İçerisinde 'BEYZAT-ÜL BELED' geçenler | |
| İçerisinde 'BEYZAT-ÜL BELED' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| BEYZAT-ÜL HARR : | Şiddetli sıcaklık. |
| BEYZAT-ÜD DÎK : | Horoz yumurtası. * Mc: Bulunmaz şey. |
| BEYZA : | (Müe.) Parlak. Beyaz. Sefid. * Afet, dâhiye, belâ, musibet. |
| BEYZ : | (C.: Büyuz) Yumurta. * Kuşun yumurtlaması. * Hayvanların bilhassa atın ayaklarında çıkan yumurta iriliğindeki şişler. |
| BEY' : | Satmak. * Fık: Bir malı diğer bir mal ile değiştirmek. |
| BERK-ÂSÂ : | şimşek gibi. Berk gibi. |