Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
BUN: f. Nihâyet, dip.
Kolay, suhûletli.
Rahim.
Temizlenmiş olan koyun bağırsağı.
BUNDUK: Yuvarlak küçük taşlar.
Yuvarlak küçük kurşun.
Fındık.
İçerisinde 'BUN' geçenler
BİNT-İ LEBUN: Üç yaşına girmiş dişi deve.
BUNDUK: Yuvarlak küçük taşlar. * Yuvarlak küçük kurşun. * Fındık.
BÜZBÛN: Altıda bir, südüs.
KUBUN: Gitmek.
LEBUN: Sütlü hayvan. Sütü bol olan hayvan.
MAGBUN: (Gabn. dan) Alışverişte aldanmış olan. * Şaşkın. Şaşırmış.
MAGBUNİYET: Şaşkınlık.
MAGDUBUN MİNH: Fık: Malı gasbolan kimse.
MAHBUN: Kıtlık için saklanan şey. * Edb: İkinci harfi düşürülmüş vezin.
MUKARREBUN (MUKARREBÎN): Büyük meleklerden bir zümre. * Takva ve ubudiyyet ile evliya derecesine gelmiş, Cenab-ı Hakk'ın indinde çok kıymetli ve mübarek büyük zâtlar. * Yakınlaşmış olanlar.
REBUN: Pey akçesi, pey olarak verilen para.
TASABBUN: Sabunlaşma. * Sabun gibi köpürme.
URBUN: Müşterinin bâyie verdiği pey.
ÜRBUN: Pey akçesi, pey olarak verilen para.
ZEBUN: f. Zayıf, güçsüz, âciz. * Alışverişte aldanan.
ZEBUNÎ: f. Zayıflık, güçsüzlük, âcizlik.
ZEBUN-KUŞ: Düşkünleri ezen. Zâlim. Gaddar.
ZEBUN-KUŞ: Düşkünleri ezen. Zâlim. Gaddar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
BUNDUK : Yuvarlak küçük taşlar. * Yuvarlak küçük kurşun. * Fındık.
BU' : Bir şeyi kucaklayıp çekmek.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...