Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
BURA: (Bak: Bevr)
BURAHA: şiddet. Ezâ ve meşakkat.
BURAK: Binek. Cennet'e mahsus bir binek vâsıtası.(Kelimenin kökü; (Berk) dir. Burak'ın Hadis-i Şerife göre ta'rifi: "Merkepten büyük, katırdan küçük hacimde bir dâbbe ki; ayağını gözünün müntehasına basar." Bu ise bir berk ve elektrik sür'atini anlatır. (E.T. sh: 3150)
İçerisinde 'BURA' geçenler
BURAHA: şiddet. Ezâ ve meşakkat.
BURAK: Binek. Cennet'e mahsus bir binek vâsıtası.(Kelimenin kökü; (Berk) dir. Burak'ın Hadis-i Şerife göre ta'rifi: "Merkepten büyük, katırdan küçük hacimde bir dâbbe ki; ayağını gözünün müntehasına basar." Bu ise bir berk ve elektrik sür'atini anlatır. (E.T. sh: 3150)
KUNBURA: (C: Kanâbir) Çökük kuşu.
SABURÂNE: f. Çok sabır göstermek suretiyle.
TUNBURANİ: (Tunburâni) Tanbur çalan.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
BURAHA : şiddet. Ezâ ve meşakkat.
BUR : Hayırsız kişi. * Ekine elverişli olmayan tarla.
BU' : Bir şeyi kucaklayıp çekmek.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...