Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| CİĞER: | f. Ciğer. Bağır. Keder, sıkıntı, elem. Avaz. |
| CİĞER-DÂR: | f. Yürekli, ciğerli, cesâretli. |
| CİĞER-DER: | f. Ciğer söken, ciğer parçalıyan. |
| CİĞER-DÛZ: | f. Ciğeri delip geçen. |
| CİĞER-FÜRÛŞ: | f. Ciğerci, ciğer satan. |
| CİĞER-GÛŞE: | f. Evlât, yavru. Sevgili. Mâşuk. |
| CİĞER-HÛN: | f. Ciğeri kanlı. Çok acıklı. |
| CİĞER-PÂRE: | f. Sevgili yavru, evlâd. |
| CİĞER-SÛZ: | f. Çok acı. Ciğer yakar derecesindeki teessür. |
| CİĞER-ŞÜKÂF: | f. Ciğer parçalayan. Çok acı veren. |
| İçerisinde 'CİĞER' geçenler | |
| AB-I CİĞER: | Ciğer suyu. * Göz yaşı. |
| AKCİĞER: | Göğüs boşluğunu dolduran ve solunmağa yarayan bir organ. Ree. |
| BÎ-CİĞER: | f. Korkak, ciğersiz, yüreksiz. |
| CİĞER-DÂR: | f. Yürekli, ciğerli, cesâretli. |
| CİĞER-DER: | f. Ciğer söken, ciğer parçalıyan. |
| CİĞER-DÛZ: | f. Ciğeri delip geçen. |
| CİĞER-FÜRÛŞ: | f. Ciğerci, ciğer satan. |
| CİĞER-GÛŞE: | f. Evlât, yavru. * Sevgili. Mâşuk. |
| CİĞER-HÛN: | f. Ciğeri kanlı. Çok acıklı. |
| CİĞER-PÂRE: | f. Sevgili yavru, evlâd. |
| CİĞER-SÛZ: | f. Çok acı. Ciğer yakar derecesindeki teessür. |
| CİĞER-ŞÜKÂF: | f. Ciğer parçalayan. Çok acı veren. |
| KUHCİĞER: | f. Dağ yürekli, kahraman, bahâdır, yiğit. |
| LAHT-I CİĞER: | Ciğerden kopma. |
| LEHT-İ CİĞER: | Ciğerden kopma parça. |
| SUZ-İ CİĞER: | Ciğerin yanması. Ciğer yanıklığı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| CİĞER-DÂR : | f. Yürekli, ciğerli, cesâretli. |
| CİAL : | (C.: Cüul) Ocaktan çömlek ve tencere gibi sıcak şeyleri tutup indirmekte kullanılan bez. |