Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
CİBA: f. Odun.
CİBA: Toplanmış, birikmiş su.
CİBAB: Car dedikleri kaftan.
Ağaç aşılamak. (Ekseri hurma ağacında kullanılır.)
CİBAH: (Cebhe. C.) Cebheler, alınlar.
CİBAL: (Cebel. C.) Dağlar.
CİBAL-İ MÜBÂHA: Huk: Hiç bir kimsenin mülkiyeti altında bulunmayan dağlar.
CİBAL-İ ŞÂHİKA: Yüksek dağlar.
CİBAVE: Toplamak. Cem'etmek.
CİBAYAT: (Cibâyet. C.) Vergi, câbilikler, gelir toplamalar.
CİBAYET: Vergilerin, devlet gelirlerinin tahsili.
Büyük vakıfların ayrı vazifeliler tarafından idare edilen kısımları.
İçerisinde 'CİBA' geçenler
BERAT-I CİBAYET: Vergi, icâre ve resim gibi vakfa veyahut da hazineye ait olan paraları toplamak salâhiyetini veren vesika.
CİBAB: Car dedikleri kaftan. * Ağaç aşılamak. (Ekseri hurma ağacında kullanılır.)
CİBAH: (Cebhe. C.) Cebheler, alınlar.
CİBAL: (Cebel. C.) Dağlar.
CİBAL-İ MÜBÂHA: Huk: Hiç bir kimsenin mülkiyeti altında bulunmayan dağlar.
CİBAL-İ ŞÂHİKA: Yüksek dağlar.
CİBAVE: Toplamak. Cem'etmek.
CİBAYAT: (Cibâyet. C.) Vergi, câbilikler, gelir toplamalar.
CİBAYET: Vergilerin, devlet gelirlerinin tahsili. * Büyük vakıfların ayrı vazifeliler tarafından idare edilen kısımları.
İNCİBAR: Kırılmış olan kemiğin bağlanıp tekrar kaynaması.
MELEK-ÜL CİBÂL: Dağlara nezâret eden melek.
MEVACİBAT: (Mevâcib. C.) Mevâcibler. Maaşlar, aylıklar.
MUCİBAT: (Mucib. C.) Sebepler.
MÜTEACCİBÂNE: f. şaşakalma suretiyle. Taaccüb eder şekilde.
SİLSİLE-İ CİBAL: Dağ silsilesi. Sıra dağlar.
ŞEMİM-İ CİBAL: Dağların güzel kokusu.
VÂCİBÂT: (Vâcibe. C.) Yapılması lüzumlu olan şeyler. Vâcib olan şeyler.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
CİBAB : Car dedikleri kaftan. * Ağaç aşılamak. (Ekseri hurma ağacında kullanılır.)
CİAL : (C.: Cüul) Ocaktan çömlek ve tencere gibi sıcak şeyleri tutup indirmekte kullanılan bez.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...