Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
CİLÂ: Parlaklık, parlatma, perdaht, lostura.
CİLÂ-BAHŞ: Parlaklık veren, parlatan.
CİLAHİK: Eskiden kemankere ile ve şimdi de tüfek ile atılan yuvarlak nesne.
CİLANGER: f. Çilingir.
CİLAS: Beraber oturma.
CİLAZ: Kamçının ucuna bağlanan kayış.
CİLAZ: Toz, gubâr.
İçerisinde 'CİLÂ' geçenler
ÂCİLANE: f. Acele edene ait. Acele olarak. * şimdiki zamana ait.
CİLÂ-BAHŞ: Parlaklık veren, parlatan.
CİLAHİK: Eskiden kemankere ile ve şimdi de tüfek ile atılan yuvarlak nesne.
CİLANGER: f. Çilingir.
CİLAS: Beraber oturma.
CİLAZ: Kamçının ucuna bağlanan kayış.
CİLAZ: Toz, gubâr.
İNCİLA: Cilâlanma. Parlama. * Görünme, belli olmak, açılma.
İNCİLAB: Celbedilme. Çekilme. Sürülüp götürülme.
MİNCİLAB: Murdar su, pis su.
MÜRTECİLÂNE: f. Düşünmeden hemen şiir veya söz söyliyene yakışır surette.
MÜTEACCİLÂNE: f. Acelecilikle, acele ederek.
SENCİLAT: Bir cins koku.
TA'CİLÂT: (Ta'cil. C.) Çabuklaştırmalar. Acele ettirmeler. Hızlandırmalar.
TESCİLÂT: (Tescil. C.) Kütüğe geçirmeler, sicile geçirmeler.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
CİLÂ-BAHŞ : Parlaklık veren, parlatan.
CİL : Cemaat, insan güruhu. Millet. Boy, aşiret, kuşak.
CİAL : (C.: Cüul) Ocaktan çömlek ve tencere gibi sıcak şeyleri tutup indirmekte kullanılan bez.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...