Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| CİRAN: | Komşular. Müşteriler. |
| CİRAN: | (C.: Cürün) Devenin boynunun önünde boğazlanacak yerinden boğazı çukuruna kadar olan yer. |
| CİRANTA: | yun. Bir senedi ciro eden kimse. |
| İçerisinde 'CİRAN' geçenler | |
| CİRANTA: | yun. Bir senedi ciro eden kimse. |
| MÜSTECİRÂNE: | f. Aman dileyerek, müstecircesine. |
| MÜTEŞACİRÂNE: | f. Birbirlerine sopayla vururcasına. |
| MÜTEŞACİRÂNE: | f. Birbirlerine sopayla vururcasına. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| CİRANTA : | yun. Bir senedi ciro eden kimse. |
| CİRAB : | (C.: Ecribe-Cireb Cerbân) Dağarcık. |
| CİR : | f. Aşağı, alt. * Eldiven, kayış vs. gibi şeyler yapılabilen tabaklanmış deri. |
| CİAL : | (C.: Cüul) Ocaktan çömlek ve tencere gibi sıcak şeyleri tutup indirmekte kullanılan bez. |