| Kelime | Anlam |
|---|
| CADI: | Avrupa'da putperestlik çağından beri gelen bir inanca göre, şeytanın gücünü kullanarak büyü yolu ile insanlara kötülük eden, felâketler getiren kadın. Bu bâtıl inanç yüzünden birçok yaşlı masum kadın, cadı diye Hristiyanların kurduğu Engizisyon mahkemeleri kararıyla yakılmıştır. |
| CADİ: | f. Safran. |
| CADİ: | (C. Cüdât) Sâil, dilenci. |
| CADİB(E): | Kusur görücü. Başkalarının noksan taraflarını gören. |
| CADİL: | Gürbüz, kuvvetli, kavi, metin. |
| CADİS(E): | Viran, harap, yıkık. Çorak, kurak, işlenmemiş, ekilmemiş toprak, gelir getirmeyen boş arazi. |
| İçerisinde 'CADI' geçenler |
|---|
| CADİB(E): | Kusur görücü. Başkalarının noksan taraflarını gören. |
| CADİL: | Gürbüz, kuvvetli, kavi, metin. |
| CADİS(E): | Viran, harap, yıkık. * Çorak, kurak, işlenmemiş, ekilmemiş toprak, gelir getirmeyen boş arazi. |
| MECADİF: | (Micdâf. C.) Kayık veya sandal kürekleri. |
| MECADİL: | (Micdel. C.) Köşkler, kasırlar. |
| MÜCADİL: | Mücadele eden, cidalleşen. |
| MÜCADİLE SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 58. Suresi olup Kad-semi' ve Sure-i Zıhâr da denilmiştir. |
| MÜTECADİL: | (Cedl. den) Mücadele eden, uğraşan. Şiddetle çekişen. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| CADİB(E) : | Kusur görücü. Başkalarının noksan taraflarını gören. |
| CADD : | (Câdde) Ciddi, çalışkan, azimli.CA'D : Kıvırcık saç, şa're. |
| CÂ : | f. Yer. Mekân. Mevki. |