Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
CAHİL: Tecrübesiz. Bilgisiz. Genç. Toy.
Allah'ı unutmuş olan. Gafil. (Dünya ve kâinatta Allah'ın bunca eserleri sergilenip dururken bunların sanatkârını ve yaratıcısını tanımamak cahilliğin en akılsızcasıdır.)
CAHİL-İ ANÛD: İnatçı cahil.
CAHİLANE: f. Câhillikle, câhilce, câhil kimseye yakışır şekilde.
CAHİLE: (C.: Cevâhil) Değirmen çarkı.
CAHİLİYYET: Cahilliğe âit.
İslâmiyet'ten önceki câhiliye devrine âit. Cahiliyet sadece İslâmiyet öncesine ait değildir. Bu gün "tabiatçılık, maddecilik" gibi çeşitli adlarla eski puta tapıcılık daha da yobazlaşarak devam ediyor. Allah'ı inkâr ederken tabiatı ve maddeyi onun yerine koyarak kendilerine yeni putlar dikiyor ve kendi yaptıkları bu putlara kendileri tapıyor. (Bak: Yobaz.)
İçerisinde 'CAHİL' geçenler
ASABİYYET-İ CAHİLİYYE: İslâmiyetten evvelki câhiliyyet asabiyyeti. Menfi milliyet. Irkçılık, yani, aşırı derecede kendi kavim ve kabilesini koruma ve iltizam gayreti.(Asabiyyet-i cahiliyye, birbirine tesanüd edip yardım eden gaflet, dalâlet, riya ve zulmetten mürekkeb bir mâcundur. Bunun için menfi milliyetçiler, milliyeti mâbud ittihaz ediyorlar. Hamiyyet-i İslâmiyye ise, nur-u imândan in'ikâs edip dalgalanan bir ziyadır. M.N.)
ASR-I CAHİLİYYET: Cahiliyyet asrı. Cahiliyyet devresi. * Arabistan'da İslâmiyet'ten önceki putperestlik ve vahşet devri.
CAHİL-İ ANÛD: İnatçı cahil.
CAHİLANE: f. Câhillikle, câhilce, câhil kimseye yakışır şekilde.
CAHİLE: (C.: Cevâhil) Değirmen çarkı.
CAHİLİYYET: Cahilliğe âit. * İslâmiyet'ten önceki câhiliye devrine âit. Cahiliyet sadece İslâmiyet öncesine ait değildir. Bu gün "tabiatçılık, maddecilik" gibi çeşitli adlarla eski puta tapıcılık daha da yobazlaşarak devam ediyor. Allah'ı inkâr ederken tabiatı ve maddeyi onun yerine koyarak kendilerine yeni putlar dikiyor ve kendi yaptıkları bu putlara kendileri tapıyor. (Bak: Yobaz.)
ECAHİL: (Echel. C.) En cahil, daha bilgisiz olanlar.
GAYRET-İ CÂHİLİYE: Körü körüne uğraşmak. Allah'ın razı olmadığı lüzumsuz şeylere kıymet vererek didinmek.
HAMİYET-İ CÂHİLİYE: f. Câhillikten gelen ırkçılık gibi bâtıl inanışları koruma gayreti. * Cenab-ı Hakk'ın ve Resul-ü Ekrem'in (A.S.M.) nehyettiği ve hak dine uymayan eski ve kötü inançları muhafaza gayreti.
MÜTECAHİL: Tecahül eden. Bilmemezlikten gelen, câhil gibi görünen.
MÜTECAHİLÂNE: f. Bilmiyor görünerek, bilmemezlikten gelerek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
CAHİL-İ ANÛD : İnatçı cahil.
CAHÎ : (Cahiye) Aşikar, aleni, açık, meydanda ve herkesin gözleri önünde olan.
CAH : (Câhe) f. Makam, mansıb. Kadr, itibar.
CÂ : f. Yer. Mekân. Mevki.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...