Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| CALE: | f. Nehrin bir kenarından diğer kenarına geçebilmek için ağaçtan, sazdan veya şişirilmiş tulumlardan yapılan sal. |
| İçerisinde 'CALE' geçenler | |
| DÜCALE: | Katran. |
| HACALET: | Utanma. Utanç. |
| HACALET-ÂVER: | f. Utandırıcı. Utanç veren. |
| İCALE: | (Cevelan. dan) Dolaştırma, cevelan ettirme. |
| İCALE-İ ESB: | Atı dolaştırma. |
| İCALET: | El kitabı. Lüzum etttiği zaman müracaat olunup faydalanılan, cepte ve elde taşınabilir küçük kitap. * Acele ile ve derhal yapılan iş. |
| İCALETEN: | Hemen, acele olarak, seri bir şekilde. |
| MÜCALEDE: | Harp âletleriyle vuruşma. |
| MÜCALESE(T): | (Cülus. dan) Beraberce ve birlikte oturma. |
| RECALE: | Yayan yürümek. |
| RİCALEN: | Yaya olarak. Yayan. * Erkek olarak. |
| UCALE: | Misafirlerin yolda yemek için götürdükleri azık. * Çiftçilerin azık diye evvelce koyup getirdikleri buğday ve arpa. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| CAL' : | (Câli') Terbiyesiz. Kötü konuşan. |
| CÂ : | f. Yer. Mekân. Mevki. |