Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
CAME: f. Evde giyilen bol elbise. Elbise, çamaşır. Sevb, libas.
CAME-İ FENA: Kefen.
CAME-İ HASSA: Tar: Osmanlı padişahlarının verdikleri elbiselik kumaşlar.
CAME-İ HAYAT: Hayat elbisesi, ömür.
CAME-İ ÎDÎ: Bahar çiçekleri. Kırmızı renkli elbise.
Bayram elbisesi.
CAME-İ NEVRUZÎ: Rengârenk elbise.
Bahar geldiğinde açan çeşitli çiçekler.
CAMEDAR: f. Elbiseyi muhafaza eden kimse.
Vestiyer.
CAME-DUZ: Terzi, elbise diken.
CAME-GÎ: f. Hâdim ve hizmetçilere verilen ücret ve elbise parası.
Tüfek fitili.
Elbiselik kumaş.
Hizmetkâr, hademe, hâdim.
CAMEHAB: f. Yatak.
CAMEKÂN: f. Elbise soyunulacak yer.
Camlık.
CAMEŞUY: (C.: Câmeşuyân) f. Çamaşırcı, çamaşır yıkayan.
İçerisinde 'CAME' geçenler
AB-CAME: f. Su kabı.
CAME-İ FENA: Kefen.
CAME-İ HASSA: Tar: Osmanlı padişahlarının verdikleri elbiselik kumaşlar.
CAME-İ HAYAT: Hayat elbisesi, ömür.
CAME-İ ÎDÎ: Bahar çiçekleri. Kırmızı renkli elbise. * Bayram elbisesi.
CAME-İ NEVRUZÎ: Rengârenk elbise. * Bahar geldiğinde açan çeşitli çiçekler.
CAMEDAR: f. Elbiseyi muhafaza eden kimse. * Vestiyer.
CAME-DUZ: Terzi, elbise diken.
CAME-GÎ: f. Hâdim ve hizmetçilere verilen ücret ve elbise parası. * Tüfek fitili. * Elbiselik kumaş.* Hizmetkâr, hademe, hâdim.
CAMEHAB: f. Yatak.
CAMEKÂN: f. Elbise soyunulacak yer. * Camlık.
CAMEŞUY: (C.: Câmeşuyân) f. Çamaşırcı, çamaşır yıkayan.
DİV-CAME: f. Eskiden savaşlarda giyilen kaplan veya arslan postekisi.
HABCAME: f. Gecelik ve pijama gibi gece uyurken giyilen elbise.
HACAMET: (Hacamat) Tıb: Vücudun bir tarafından kan aldırmak.
HİCAME: Deve ağzına ısırmasın diye takılan ağızlık.
MÜCAMEAT: Cima etmek.
MÜCAMELE(T): Karşılıklı olarak iyi muamelede bulunma. Güzel ve hoş geçinme.
PÂ-CÂME: f. Şalvar, don, çakşır. Pijama.
TEDENNÜS-İ CÂME: Elbisenin kirlenmesi.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
CAME-İ FENA : Kefen.
CAM : f. Cam, şişe, bardak, sırça.
CÂ : f. Yer. Mekân. Mevki.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...