Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| CEBİR: | Zabtetmek. Zor. Kuvvet. Bir şeyi ıslah ve tamir etmek, düzeltmek. Bâtıl bir fırka. Mat: Harflerle yapılan hesab. Tıb: Fevkalâde ameliyat, kırık kemiği sarıp bütünlemek. Kırık veya çıkık uzva sarılan tahtalar. |
| CEBİRE: | Çıkık veya kırık olan bir uzva sarılan tahtalar. |
| CEBİRE: | f. Halkın bir işe hazırlık yapması. |
| İçerisinde 'CEBİR' geçenler | |
| CEBİRE: | Çıkık veya kırık olan bir uzva sarılan tahtalar. |
| CEBİRE: | f. Halkın bir işe hazırlık yapması. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| CEBİRE : | Çıkık veya kırık olan bir uzva sarılan tahtalar. |
| CEBİN : | (Cebân) Korkak. Cesaretsiz. * Alın. |
| CEB' : | (C.: Cebeât) Kızıl mantar.* (C.: Ecbu) Nakir dedikleri ağzı dar kap ki, içine su koyarlar. * Tehir etmek, sonraya bırakmak. |
| CENNET-ÂSÂ : | Cennet gibi. |