Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| CEFA: | Eziyet. Sıkıntı. Zulüm. Bir şey yerinde durmayıp bir tarafa ayrılmak. |
| CEFA-DİDE: | f. Cefa çekmiş, cefa görmüş. |
| CEFA ENDER CEFA: | Cefa içinde cefa. Azab içinde azab veya ayrılık. |
| CEFAF: | Kuru olma, kuruma. |
| CEFAKAR: | f. Eziyet eden, cefa eden. Halk arasında: Eziyet çeken, cefa çekmiş mânalarında da kullanılır. |
| CEFA-KEŞ: | f. Eziyete dayanan, cefa çeken, acıya katlanan. |
| CEFALE: | İnsan topluluğu. |
| CEFA-PİŞE: | f. Gaddar, cebbar, zâlim. Sevgili, mâşuk, sevilen. |
| CEFASET: | Hazımsızlık ıztırabı, sindirim zorluğu. |
| İçerisinde 'CEFA' geçenler | |
| CEFA-DİDE: | f. Cefa çekmiş, cefa görmüş. |
| CEFA ENDER CEFA: | Cefa içinde cefa. Azab içinde azab veya ayrılık. |
| CEFAF: | Kuru olma, kuruma. |
| CEFAKAR: | f. Eziyet eden, cefa eden. * Halk arasında: Eziyet çeken, cefa çekmiş mânalarında da kullanılır. |
| CEFA-KEŞ: | f. Eziyete dayanan, cefa çeken, acıya katlanan. |
| CEFALE: | İnsan topluluğu. |
| CEFA-PİŞE: | f. Gaddar, cebbar, zâlim. * Sevgili, mâşuk, sevilen. |
| CEFASET: | Hazımsızlık ıztırabı, sindirim zorluğu. |
| MERCEFAN: | Leğen ve ibrik. |
| RECEFAN: | Şiddetle sarsılma, sallanma. * Şiddetle gürüldeme. Şiddetli ıztırab, büyük acı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| CEFA-DİDE : | f. Cefa çekmiş, cefa görmüş. |
| CEF' : | Kenara çerçöp atmak. * Zâyi ve bâtıl olmak. * Koparmak. * Bir kabı eğip içindekini dökmek. |
| CENNET-ÂSÂ : | Cennet gibi. |