Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
CEMAL: Yüz güzelliği. Fertteki güzellik.
Cenâb-ı Hakk'ın lütuf ve ihsânı ile tecellisi.
Hak ile söylenen doğru söz.
Hüsün. (... Bir cemal sâhibi, dâima hüsn ü cemalini görmek ve göstermek ister. Bu ise, âhiretin vücudunu ister. Çünkü dâimi bir cemâl, zâil ve muvakkat bir müştaka razı olmaz. Onun da devamını ister. Bu da âhireti ister. M.N.)
CEMAL-İ BÎ-MİSAL: Misâli, benzeri olmayan güzellik. (Bak: Celâl)
CEMALULLAH: Allah'ın cemâli.CEMAM : Rahat olmak. Dinlenip yorgunluğu gidermek. İstirahat etmek.
İçerisinde 'CEMAL' geçenler
ARZ-I CEMÂL: f. Güzelliğini göstermek. Arz-ı didar da denir.
CEMAL-İ BÎ-MİSAL: Misâli, benzeri olmayan güzellik. (Bak: Celâl)
CEMALULLAH: Allah'ın cemâli.CEMAM : Rahat olmak. Dinlenip yorgunluğu gidermek. İstirahat etmek.
REVNAK-I CEMAL: Yüzün güzellik ve parlaklığı.
SÂHİBE-İ CEMÂL: Güzellik sahibi kadın. Güzelliği olan kadın.
SIFÂT-I CEMALİYE: Lütuf ve merhamet ile daha ziyade alâkalı olan vasıflar. (Bak: Celâl)
ŞİRİN-CEMAL: f. Sevimli yüzlü.
ŞİRİN-CEMAL: f. Sevimli yüzlü.
ZÜ-L CEMAL: Cemâl, lütuf, rahmet ve güzellik sâhibi Allah. (C.C.)
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
CEMAL-İ BÎ-MİSAL : Misâli, benzeri olmayan güzellik. (Bak: Celâl)
CEMAAT : Topluluk. Bir yere toplanmış insanlar. Takım, bölük. * Fık: Bir imama uyup namaz kılan müslümanların heyeti. Bir mezhebe tâbi bir heyet teşkil eden ahali. * Aralarındaki münasebetleri din, örf ve âdetlere göre tanzim eden, akrabalık, komşuluk, hemşehrilik gibi rabıtalarla birbirine bağlı insan topluluğu.
CEM : Hükümdar, melik, şah. * Hz.Süleyman'ın (A.S.) nâmı. * İskender'in bir ismi.
CENNET-ÂSÂ : Cennet gibi.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...