Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
CEMM: Çokluk. Mecmu.
Kuyuda biriken su.
Hırs ve tama ile mal biriktirmek.
CEMM-İ GAFİR: Büyük cemâat, insan kalabalığı. Ekseriyet.
Muhâfızlar.
CEMMA: Boynuzsuz koyun.
CEMMAL: Deveci, deve süren, deve sürücüsü.
CEMMAZ: Hızlı giden.
CEMMAZ-SÜVAR: f. Hızlı giden bineğe binen kimse.
İçerisinde 'CEMM' geçenler
CEMM-İ GAFİR: Büyük cemâat, insan kalabalığı. Ekseriyet. * Muhâfızlar.
CEMMA: Boynuzsuz koyun.
CEMMAL: Deveci, deve süren, deve sürücüsü.
CEMMAZ: Hızlı giden.
CEMMAZ-SÜVAR: f. Hızlı giden bineğe binen kimse.
ECEMM: Mızraksız adam. * Boynuzsuz koyun. * Etli kemik. * Bacasız ev.
MÜCEMME: (Mecemme) Huzur ve rahat vermek.
MÜCEMMED: Dondurulmuş.
MÜCEMMİL: Güzel yaratan. Güzelleştiren. (Esmâ-i İlâhiyedendir)
MÜCEMMİZ: Bindiği hayvanı çok yürüten.
MÜTECEMMİ': (C.: Mütecemmiîn) (Cem'. den) Toplanan, yığılan, biriken, tecemmü' eden.
MÜTECEMMİD: (Mütecemmide) Donan, donmuş.
MÜTECEMMİÎN: (Mütecemmi'. C.) Toplananlar, yığılanlar, tecemmu' edenler, birikenler.
MÜTECEMMİL: Cemal kesbeden, zinetlenen, süslenen, donanan.
MÜTECEMMİLÂNE: f. Süslenerek, donararak, bezenerek.
MÜTECEMMİLÎN: (Mütecemmil. C.) Süslenenler, bezenenler, donanlar, tecemmül edenler.
TECEMMU': Toplanma. Birikme.
TECEMMUÂT: (Tecemmu'. C.) Birikmeler, toplanmalar, yığılmalar.
TECEMMÜD: Donma. Sertleşme. Katılaşma.
TECEMMÜDÂT: (Tecemmüd. C.) Sertleşmeler, katılaşıp donmuş şeyler.
TECEMMÜL: Ziynetlenmek. Süslenmek. * Ululuk göstermek. * Âletler. Sebepler.
TECEMMÜLÂT: (Tecemmül. C.) Eşya, levâzım. Tetümmat.
TECEMMÜLÂT-I BEYTİYE: Evde bulunan eşya. Evin nizamını tamamlayan eşya.
TECEMMÜM: (Bitki) büyüme, çoğalma.
TECEMMÜŞ: Tekellüf etmek, özenmek.
TECEMMÜŞ: Tekellüf etmek, özenmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
CEMM-İ GAFİR : Büyük cemâat, insan kalabalığı. Ekseriyet. * Muhâfızlar.
CEM : Hükümdar, melik, şah. * Hz.Süleyman'ın (A.S.) nâmı. * İskender'in bir ismi.
CENNET-ÂSÂ : Cennet gibi.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...