Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| CENA': | Arka yumruluğu. Kamburluk. |
| CENA: | Yemiş toplamak. Cem'etmek, toplamak. |
| CENAB: | (C.: Ecnibe) Evin etrafı, çevresi. Cânib. Nâhiye. |
| CENAB: | Büyüklük ifade etmek için, hürmet maksadı ile söylenir. Cenab-ı Hak, Cenab-ı Resül-i Kibriya (A.S.M.)... gibi. |
| CENAB-I HAKK: | Allah. |
| CENABET: | Pis. Gusletmesi lâzım gelen kimse. Uzaklık. |
| CENADİF: | Şişman, kısa boylu kimse. |
| CENAH: | Kanat, taraf, kısım. (Vicdanın ziyası ulum-u diniyyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacı ile hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassub, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder. Mün.) |
| CENAH-I TÂİR: | Kuş kanadı. |
| CENAH-I ZÜBAB: | Sinek kanadı. |
| CENAHEYN: | (Cenah. dan) İki kanat, iki yan, iki cenah. İki hususiyetli. |
| CENAİB: | (Cenayib) (Cenibe. C.) Yedek hayvanlar, yedek binekler. |
| CENAN: | Gönül. Ruh. Kalb. Can. |
| CENANÎ: | Kalbe âit ve müteallik olan. Kalben duyulan. (Arabça müfred, birinci şahıs sigası ile "kalbim" mânasınadır.) |
| CENAZE: | (C.: Cenâiz) İnsan ölüsü. |
| İçerisinde 'CENA' geçenler | |
| ÂLİ-CENAB: | f. İyilik sahibi, yüksek ahlâklı. Cömerd. Büyük zat. |
| CENA': | Arka yumruluğu. Kamburluk. |
| CENAB: | (C.: Ecnibe) Evin etrafı, çevresi. * Cânib. * Nâhiye. |
| CENAB: | Büyüklük ifade etmek için, hürmet maksadı ile söylenir. Cenab-ı Hak, Cenab-ı Resül-i Kibriya (A.S.M.)... gibi. |
| CENAB-I HAKK: | Allah. |
| CENABET: | Pis. Gusletmesi lâzım gelen kimse. * Uzaklık. |
| CENADİF: | Şişman, kısa boylu kimse. |
| CENAH: | Kanat, taraf, kısım. (Vicdanın ziyası ulum-u diniyyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacı ile hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassub, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder. Mün.) |
| CENAH-I TÂİR: | Kuş kanadı. |
| CENAH-I ZÜBAB: | Sinek kanadı. |
| CENAHEYN: | (Cenah. dan) İki kanat, iki yan, iki cenah. * İki hususiyetli. |
| CENAİB: | (Cenayib) (Cenibe. C.) Yedek hayvanlar, yedek binekler. |
| CENAN: | Gönül. Ruh. Kalb. Can. |
| CENANÎ: | Kalbe âit ve müteallik olan. Kalben duyulan. (Arabça müfred, birinci şahıs sigası ile "kalbim" mânasınadır.) |
| CENAZE: | (C.: Cenâiz) İnsan ölüsü. |
| HEM-CENAH: | f. Denk, eşit, müsâvi. |
| SIDK-I CENAN: | Kalblerin sâdık oluşu, sadakatlı. |
| ULÜVV-Ü CENABLIK: | Âlî cenablık. * Kerem ve cömertlik sâhibi ve faziletli olmak. Büyüklük. |
| VECENAT: | (Vecne. C.) Elmacıklar, yanaktaki yumrucuklar. |
| ZÜ-L CENAH: | Çok cihetli, çok taraflı, her yana gidebilir. |
| ZÜ-L CENAHEYN: | İki taraflı. Çitf kanatlı. * Hem dünya hem âhirete âit. Zâhiri ve bâtıni bilgisi geniş olan kimse. İki mânevi yol takib eden. İki ayrı meharet sahibi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| CENA' : | Arka yumruluğu. Kamburluk. |
| CENNET-ÂSÂ : | Cennet gibi. |