Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| CEVŞEN-PÛŞ: | f. Zırhlı, zırh giyen. |
| İçerisinde 'CEVŞEN-PÛŞ' geçenler | |
| İçerisinde 'CEVŞEN-PÛŞ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| CEVŞEN-İ KEBÎR : | Büyük zırh. Peygamberimiz Hz. Muhammed'e (A.S.M.) vahiyle gelen en azîm ve en mühim bir münâcâtın ismidir. Bu harika münâcât, mârifetullahda terakki eden bütün âriflerin münâcâtının fevkindedir. Bin hâsiyeti olan ve bin Esmâ-i Hüsnâ'yı içine alan emsalsiz bir münâcât-ı Peygamberiyedir. |
| CEVŞEN : | Zırh. |
| CEVŞ : | (C.: Cevâşin) Demir gömlek. * Göğüs. * Orta. |
| CEV : | f. Arpa. |
| CENNET-ÂSÂ : | Cennet gibi. |