Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| CEVVÎ: | Gök boşluğuna âit. Cevve dâir. |
| İçerisinde 'CEVVÎ' geçenler | |
| MÜCEVVİD: | (Tecvid. den) Kur'ân-ı Kerim'i tecvid usulüne göre okuyan ve tecvidi iyi bilen kimse. |
| MÜTECEVVİF: | İçi boşalan, koflaşan, kovuk olan, tecevvüf eden. |
| MÜTECEVVİZ: | Sözü mecazla söyliyen. Mecazlı konuşan. * Caiz olmayan şeyi caiz gören. |
| MÜTECEVVİZANE: | f. Mecazlı konuşarak, mecazlı söz söyleyerek. * Caiz olmayan şeyi caiz görürcesine. |
| MÜTECEVVİZÎN: | (Mütecevviz. C.) Mecazlı konuşanlar. Mecazlı söz söyleyenler. * Caiz olmayan şeyleri caiz görenler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| CEVV : | Yer ile gök arası. Gök boşluğu. Fezâ. * Ev veya odanın içi. |
| CEV : | f. Arpa. |
| CENNET-ÂSÂ : | Cennet gibi. |