Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| CEZALET-İ BEYANİYE: | Beyan ilmine ait ve beyan sahasındaki cezâlet. |
| İçerisinde 'CEZALET-İ BEYANİYE' geçenler | |
| İçerisinde 'CEZALET-İ BEYANİYE' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| CEZALET-İ NAZMİYE : | Kur'an-ı Kerim'deki kelime ve harflerin harika bir ahenk ve münâsebet ile nazm ve tertibindeki cezâlet. |
| CEZALET : | Rekâketsiz ifade. * Güzellik. * Müdebbirlik, akıllılık. * Azim, büyük. * Edb: Kelimeler, ince veya sert söylenişlerine göre; elfâz-ı cezle veya elfâz-ı rakika diye ikiye ayrılır. Elfâz-ı cezle: Söylenişte tatlılığı bulunan veya heybet, ululuk, çarpışma, korkutma, yıldırma ifâde etmeğe uygun kelimeler olarak ayrılır. Celâdet, sadme, kazanfer, çekâçek, dırahşân gibi.. Bu çeşit kelimelerle, söylenen ve yazılan ifâdelerde cezâlet var, denir. (Edb. S.) |
| CEZA' : | Hüzünle ağlayıp sızlanmak. Sabırsızlık yüzünden telâş ve teessür göstermek. |
| CEZ' : | Dereyi enine kesmek. |
| CENNET-ÂSÂ : | Cennet gibi. |