Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| CEZZ: | Kesmek, biçmek. |
| CEZZAB: | Fazla çekici olan. Cezub. Çok cezbeden. |
| CEZZAF: | Ağ ile balık tutan balıkçı. |
| CEZZAR: | Zâlim. Gaddar. Kanlı. Deve kasabı. |
| İçerisinde 'CEZZ' geçenler | |
| CEZZAB: | Fazla çekici olan. Cezub. Çok cezbeden. |
| CEZZAF: | Ağ ile balık tutan balıkçı. |
| CEZZAR: | Zâlim. Gaddar. Kanlı. * Deve kasabı. |
| CÜZ-İ LÂYETECEZZÂ: | Bir daha bölünmeyen en küçük parça. En küçük cisim parçası. Tecezzisi kabil olmayan. Atom. Yani parçalansa, maddîlikten çıkıp kanun-u İlâhî ile bir nevi kuvvete inkılâb eder. |
| GAYR-I MÜTECEZZÎ: | Ayrılamayan, bölünemeyen. |
| LÂYETECEZZA: | Bölünmez. Parçalanmaz. Ayrılmaz. Tecezzi kabul etmez. |
| MÜCEZZER: | Zeval. * Kısa, kasir. |
| MÜTECEZZİ: | Parça parça ayrılan, ufalanmış olan. |
| TECEZZİ: | Parçalara ayrılma ve bölünme. Ufalanma. |
| TECEZZÜV: | (Cüz. den) Kısım kısım bölünme. Doğranma, ufalanma. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| CEZZAB : | Fazla çekici olan. Cezub. Çok cezbeden. |
| CEZ' : | Dereyi enine kesmek. |
| CENNET-ÂSÂ : | Cennet gibi. |